Almanya’yı Yeneceğiz!/Ve eze eze yenilmek..

internetspor.com “Sporun Doğru Adresi” [ Yazar : Sedat TUNALI ]

Almanya’yı Yeneceğiz!/Ve eze eze yenilmek..
25 Haziran 2008 Çarşamba

Bu şampiyona süresince hiçbir maça bu kadar umutlu bakmadım. En kötü dönemimizde üstelik ve Almanlar çıkış yakalamışken..

Oyuncu yapımız ve rakibin oyun sistemi, umudumun yegane kaynağıdır. Kontrollü oynayan ve �gücü�yle maç kazanan Almanlara karşı şansımızın önceki tüm maçlardan fazla olduğuna inanıyorum.

Kazım Koyuncu”yu kaybettiğimiz bu uğursuz günü, hatırlanası bir güne dönüştürmek için de bundan daha güzel fırsat olamaz. Haydi çocuklar!

Kalkıp 11 dizecek, hocaya akıl verecek de değilim. Hem, şimdiye kadar �başardıklarımızın hiçbirini� aklın sınırları içinde kalarak izah edemezken, ne diye akıl vermeye kalkalım ki..

Tek bir dileğim olabilir ancak; hocam lütfen Semih’le başlama. Olur da Al-a-manlar bize bir yanlış yaparlarsa, mahallenin abisi olarak görüntüye sonradan dahlolup şımarık zengin çocuğuna tokadı basacak elemanımz olarak alesta beklesin Semih. Biz Semih’i böyle sevdik hocam, sonradan gelecek ve mahalleye racon kesen şımarıkları iki osmanlı tokadıyla yerle yeksan edecek..

�Bizim çocuklar� en kolay bu maçı kazanacaklardır. Göreceksiniz../ Maalesef göremedik. İlk cümlemiz şu olmalı: Çocuklar siz bizim çocuklarımızsınız ve biz sizinle gurur duyuyoruz, sakın ola gereğinden fazla üzülmeyin.

Maç yazım yukarda, kazanacağımıza olan inancım cümlelerimde saklı.
Maçın tüm istatistiklerinde ezip geçtiğimiz, oyunun hiç bir bölümünde boyun eğmediğimiz, aksine boyun eğdirdiğimiz Almanya’ya kaybetmek ayıp birşey değil elbette, ama böylesi bir performans sonrası kaybetmek elbette acı. Ama bu acı gururla sarmalanmış bir acıdır ve çok sevinçten daha değerlidir bu .

Oyuncuları tek tek övmek, sakatlık ve cezaları nedeniyle oynayamayan diğer oyuncularımıza haksızlık olur. Hataları ve sevaplarıyla tüm oyuncularımıza bir kez daha teşekkür ederim.

Fatih Terim’in kadro seçimi ve Ayhan tercihini hep birlikte alkışmamaız gerek. Ama şunu sormalı; hocam Colin Kazım’ın daha 60. dakikada ayakta duracak hali kalmamışken Uğur Boral yerine Kazım’ı çıkarsaydınız, son golü yemeyebilirdik, ne dersiniz?
Son dakika frikiğini Tümer yerine Hamit kullansaydı, şimdi neler konuşurduk neler, konuşacak halimiz kalsaydı..
Almanları hiç bu kadar aciz görmemiştim…Artık Arshavin’li Rusya’yı alkışlamak istiyorum.
Son cümlemiz de Hasan Doğan’a olsun: Sayın Doğan siz eşinizle sarmaş dolaş gol sevinci yaşarken arkanızda duran ve sevincini paylaşmak için çocukça bir “tanıdık” arayan kişi bu ülkenin Cumhurbaşkanı. Eşinize elbette sarılacaksınız, lakin Cumhurbaşkanının olduğu yerde biraz daha özen ve nezaket lütfen. Adam sevinecek kimse bulamadı yahu, bir ara elini uzattı eli havada kaldı. Ayıptır!
*****************************************************************

KAZIM…KAZIM..

Fenerbahçeli Colin Kazım’a daha “başka” bir sevgi duymamım nedeni, adı her anıldığında, başta Trabzonsporlular olmak üzere, futbolu “güçlülerin iktidarına karşı bir başkaldırı” olarak görenlerin asla unutmaması gereken Kazım Koyuncu’yu hatırlatmasıdır..

Kazım; bizi bırakıp gideli 3 yıl olmuş. Hatırlar mısın bilmem, biz üniversitede solculuk eder, ezilenlerin lehine düzen değiştirme hayalleri kurarken , siz bizden bir iki yaş küçük 3-4 arkadaş Zuğaşi Berepe adını verdiğiniz fidana su veriyordunuz. Sizin grubun lideri, bugünün sıkı avukatı Mehmet Ali Beşli’lerini Haznedar taraflarındaki evinde bir kahvaltıda tanışmıştık ilk..

Mehmet Ali’nin, ve elbet can arkadaşımız ablasının, türkçe konuşamayan dünya tatlısı “nene”leriyle, nenemizle birlikte bir kahvaltı sofrasının mahcup çocukları olmuştuk. Hepimiz, doğru dürüst karnı doymayan çileli üniversitelilerdik, saklamaya çalıştığımız bir iştahla sofrada ne var ne yok bitirmiştik, “Memedali”nin annesinin gözlerinde sevinçti bizim iştahımız, “nene”nin kollarında ise bize daha sıkı sarılma dermanı..

Kazım; o kahvaltıdan sonra da görüştük zaman zaman bilirsin. Ben profesyonel bir gazeteci oldum, profesyonel devrimci olmayı düşlerken. Hep haberdardık birbirimizden aslında. Gittiğin her yere yüreğimi de götürüyordun Kazım, gittiğim her yere o gururla sarmalanmış sevgi bakışlarını götürmem gibi..Göteborg limanına kaydınızı bile düştüm 96 yılında Kazım. “Gün gelecek Volkan ve Kazım bu limanda konser verecekler, aha da buraya yazıyorum”

Bir ağaçtan, o ağacın bir dalından, bir yaprağından; ya da ne bileyim Kazım, tüm dünyası orman olan sevimli bir sincaptan ya da “denizlerin sokak çocukları” martlardan farklı değil bizim hayatımız da.. Hepimizi bir şekilde parçalarıyız tabiatın. Geldik ve gideceğiz; kimimiz zamanlı, zamansız kimimiz..

Ama işte Kazım; bunca şeyi yaşayıp yürekleri yorduktan, kendi ruhumuzun efendisi olarak kalma mücadelemizi inadınma diri tuttuktan sonra, şöyle geriye dönüp bakınca insan, “neler yaşamışım”a yanıt arayarak…Yaşarken çok önemsediğim, ama şimdi hatırlamakta zorlandığım çoook şeyler yaşadım Kazım..Ama o kahvaltı sofrasını hiç unutmadım.

Tüm ruhum, bedenim o yer sofrasında Kazım.

Yirmi yıl sonra anlıyorum ki; o sofradan hiç kalkamamışım Kazım. Ama sen bıraktın gittin..

(*AANET’ten Metin Aytaç Şahinler gönüldeşim, bu yıl da Trabzonsporluların Kazım’i ziyarete gideceği bilgisini verdi. İyi ki varsınız çocuklar..)

“BİZİM” ÇOCUKLAR “BİZİM” KAZIM’A GİTTİLER..
Kazım Koyuncu”yu ölümünün 3. yılında yalnız bırakmayan gönüldeşlerime
Kardeşlerim;
İnsanı insan yapan ve diğer canlılardan farklı kılan değerler adına ordaydınız biliyorum, Vefa”nın bir semt, �güçlülerin iktidarına karşı duruş�un içi boş bir laf, Trabzonspor”u oluşturan değerlerin günlük gel-geç söylem, Karadeniz �delikanlısı�nın duygusuz ve vefasız olmadığını bir kez daha kanıtladınız.
Ahmet Hamzaçebi,Şenol Yazıcı, Savaş Özlü, Tarık Var , Guru Osman, İbrahim Uzunosmanoğlu, Ali Kemal Demiral, Can Eyüboğlu, Oğuzhan Altun, Emre Akbulut, Recep Dönmez, Nurhak Zıvalıoğu, Sefa Akın, Kutay Kalaycı, Enes Bıyıklı, Salih Kudaş, Çağrı Karali, Ozan Karagöz, Oskay Beşyıldız, Can Eyüboğlu, Hasan Cenk Uğur, Eray Öğütcen, Uğur Demirbaş, Özer Ünal, Mehmet Çam, Tayfun Aykanat, Sadullah Verep, Serkan Sevim, Sinan Gedikli , Ferhat Gedikli, Metin Aytaç sahinler , Murat birinci, Mehmet Murat Kurt, Melih Kibar Şahinler, Kadir Nohut , Ugur Aksu, Muhammed Aykut Kargı , Mustafa Çiçek, İlker Sungur , Emre Akçay, Can Canaydin, Emre Demir, Tayfun Kara, Sercan Tuna, Osman Doğan, Emre Altınsoy ve Mikail Kargı’ya bin selam olsun..

VOLKAN KONAK’TAN EĞİTİME VE TRİBÜNE DESTEK!

Trabzonspor’un “tribün tarihini” yazacak olanlar, 2007 yılına dair bir “utanç zirvesi”ni de kaleme alma acısını yaşayacaklar, maalesef. Volkan Konak ve Kartal’daki Karayemiş Tesisleri başlıklı “bel altı” çalışmasının sorumluları dahil, tüm kentin, neresinden bakılsa Trabzon kültürüyle zerrece bağı olmayan bu aşağılık fotoğrafı unutmak istediğini biliyorum. Zira Konak’ı küçük düşürmek isteyenler toplumun tepkisiyle ziyadesiyle küçülmüş ve sanar ve umarum ki hatalarını anlamışlardır. Camianın bütünleşmeye en çok ihtiyaç duyduğu bir dönemde, böylesi bir “parçalama-bölme” çalışmasını yapmak Trabzonsporluların yapacağı şey değildir. Trabzonsporlu olmanın ölçütü, Trabzonsporluyum demek değildir, olamaz. Markayı besleyen, büyüten ve her olumsuzluğa ve travmaya karşı koruyan değerlere sahip çıkabildiğiniz ölçüde Trabzonsporlu olursunuz. Trabzonspor üzerinden ikbal hesapları yapanlar, kül yutmayacağımızı ve hep burada olacağımızı hatırlatırız..

Kazımım Koyuncum sonrasında ” şimdi buraya bir de Volkan Konak’la ilgili birşeyler yazmalı” düşüncesiyle açılmadı bu başlık. Bilakis; Kazım’ın son dönemlerinde ortaya koyduğu “insan performansıyla” kendisine duyduğum sevgiyi katlayıp saygıyı katmerleyen Volkan Konak’ı, hiç olmazsa bu yazıda rahat bırakmayı düşünüyordum. Zira, sizlerin bilmediği Volkan’ın da bilinmesini istemediği o kadar çok “insan” yanı var ki, yazmaya yürek ister..O denizde kulaç atmamaya kararlıydım hasılı. Ama olmadı, neden olmadı derseniz;

Rize-Çayeli Çataldere’ye inşa edilmek istenen HES (Hidroelektriksantrali)’in, çevreye ve dünyanın eşsiz ormanlarına verdiği zarara dikkat çekmek için harekete geçmiş sivil bir inisiyatif var. Bu inisiyatifin sözcüsü Rizeliler Kültür Derneği Başkanı Hayati Aksu, benden, Volkan’ın da yapılacak bir protestoya katılımını sağlamak için yardım istedi.

Aradım Volkan’ı, sağolsun her zamanki insan ve “aşmış” rengiyle dinledi,

“Sen tarihi ayarla, seve seve gelirim Selo” dedi, “Hayati beye de selam et benden, herşeyden haberdarım ve ben de yanlarındayım” diye bitirmedi, “Selo bi dakka bak ne diycem” dedi..

Bakın ne dedi:

“Oğlum Karayemiş Tesisleri’nde Kombine kart satışları başladı, taraftarı ve Trabzon Fikir Kulübünü bilgilendirelim de kulübe katkımız olsun. Sen bakma bana yaptıklarına, iyi şeyler de yapıyorlar ve imama kızıp camiye gitmemezlik yapamayız. Kişiler gider kurumlar kalır, bizim gönlümüzün tahtının ebedi sahibidir Trabzon. Sevgilimizdir, kızkardeşimiz, nenemiz, dedemiz, torunumuz…Boğucu yaz sıcağının sabah serinliği, kış hapisliğinde yuvarlak saç sobada yanan fındık kabuğunun çat-çut senfonisidir, “ula Sefer az daha boğuliydum, boğulsaydım bobam beni eldurirdu dayaktan” dere arkadaşlığı, bir kemençe sesiyle anında kurulan horon koludur memleketim. Onu “hesap adamlarına” bırakır da kirlettirir miyiz biz”

“Bi dur Volkan coştun yine”

“Bak bişe daha diyeceğim; ben Volkan Konak olarak 50 kombine bilet alıp Trabzon’da arkadaşlarıma gönderdim, şimdi 25 tane daha alıp göndereceğim, onları da Okul Birincisi öğrencilere armağan edeceğim. Nasıl fikir sence?”

“Harika elbet. Hem başarılı öğrenciyi teşvik hem takıma destek. Daha ne olsun”

“Sen de bi tane al da Emrullah’a yolla Trabzon’a”

“Tamamdır. Sen o bedene o ruhu nasıl sğdırıyorsun Volkan”

“Ne dedin? Trafikteyim anlamadım Selo”

“Ne dediğimi kendim anladım da sana anlatmam kaldı. Boşver sonra devam ederiz”

“Tamam. ama sakın unutma bak bu kombine ve okul birincileri işini. Belki başkaları da yapar, örnek olalım”

“Meraklanma.”

İşte Volkan Konak bu..

Söz almak isteyen!?

İstanbul’da Kombine almak isteyenler için

Karayemiş Tesisleri Kartal-Dragos Sahil Yolu

0216 517 19 67(direkt)

0216 473 17 92 (Kombinelere beklenen ilgi olmamış, bilmiyorduk demeyin)

SONG NE OLACAK?

Bence de çok başarılı bir savunma oyuncusu olan ama kariyerinin sonlarına yelken açan, geçen yıl birçok maçta para ve sair sebeplerle takımını yalnız bırakmış, piyasası düşünce ve İstanb ul’da “kalamayacağı” anlaşılınca TRabzon’a göz kırpan Song konusunda yönetimi uyarmak isterim.

Ceyhun ve Giray gibi gelecek vaad eden iki genç, Egemen gibi Trabzon’a ikinci Necati olabilecek bir son adam ve Tayfun gibi geçen yılı zirvede bir performansla noktalayan oyunculara sahipken; Song adı ne diye dolanır durur?

Song’a Trabzon’dan başka yıllık 500 bin avrodan fazla para verecek bir başka takjım var mıdır?

İstanbul takımlarında tutunamayanlar mezarlığının kapısına kilit vurulmadı mı?

Yoksa, hepsi hayal ve “eldeki maldan son bir vurgun yapmak isteyen” tüccar-terzi menejer oyunu mudur, ki dileriz böyledir.

Yönetim akıllı olsun, bu oyuna gelmesin. Song’un Trabzonspor’da yeri yoktur.

(Yazımızın mürekkebi kurumadan Song imza attı. Kendinizi bir an Giray, Egemen, Tayfun ya da Ceyhun’un yerine koyun. Nedir ortak payda: Demek ki biz yeterli görülmüyoruz. Sonuç: Daha baştan güveni sarsılmış ve üstelik bu ülkenin en iyi defans oyuncuları..

Yönetim kanımca büyük bir hata yaptı. İstanbul artığı olması başka mesela, tersinden düşünelim bir de: Galatasaray istese Song’u bırakır mıydı? Yazık olmuştur..Yanılan biz olalım, keşke..)

AKÇAABATLI SALİH CİHAN”IN ÖĞRETTİĞİ

Volkan Konak”ın başarılı öğrencilere yönelik �yol gösterici hamlesini� yazıp yayınladıktan sonra cep telefonum hiç susmadı. İstanbul Üsküdar”da bulunan �Akçaabatlılar Derneği Başkanı” İsmail kendi gibi Şirin kardeşim, Ukrayna”da iş yapan Trabzonlu iş adamı Salih Cihan”ın örnek tavrını anlattı.

Salih Cihan, çocukluğunda köyleri Ahanda”dan yürüyerek 4 arkadaş maçlara gittiklerini, 4 arkadaş ortak tek bir bilet alabildiklerini, sonra birbirlerinin üstüne binerek, biletle stada giren diğer arkadaşın �içerden � desteğiyle maçlara gittiklerini anlatarak, geçmiş günlerin hatırasına saygı göstermiş..Ne yapmış derseniz;

Maraton kombinelerinden 200 adet satın alarak dernek başkanı İsmail Şirin ve Akçaabat Milli Eğitim Müdürlüğü kanalıyla başarılı öğrencilere dağıtılması gibi bir örnek güzelliğe imza koymuş. Vefalı iş adamı, 200 adet biletten 30 tanesini ise, doğduğu Ahanda köyünün okuduğu okuluna ayırmış.. Hasan İzzettin Dinamo boşuna Ahanda”dan çıkmamış işte. Salih Cihan özelinde, bu şehri karşılıksız seven herkese bin selam edelim..

TRABZONLU DAVRANIŞI PART ONE

Serdar Bali”yi seven var sevmeyen var. Anlaşılmaz bir şey değil,

Serdar Bali”yi �Trabzonspor üzerinden mevki ve makam sahibi oldu, kulübün yakasından düşmedi� veya �Ulusal medyada Trabzon”un haklarını ondan daha iyi savunan yok, tam bir Trabzon delikanlısıdır� diyenler de var.

Bir söz söylemek için meydana çıkan herkes eleştirilmeyi göze alıyor demektir. �Ortaya çıkanın� beni neden eleştiriyorlar demeye hakkı yok.

Beni şaşırtan, Trabzonluların özellikle kendi insanlarına karşı eleştiri yaparken kantarın topuzunu serbest bırakması ve eleştiriyi anlaşılmaz bir vahşi iştahla yapmasıdır

Ama mesela Mehmet Demirkol 6 yıl sonra bir Şenol Güneş yazısı yazar, ki yazı çok başarılıdır o apayrı bir konu, neredeyse biat edecek bir hayranlık budalalığına tanık oluruz. Kimsenin aklına, Güneş”in hakkını teslim etmek için neden 6 yıl beklediğini, bu hak tesliminin tam da Emre Belözoğu”yla başlayan �dalaşma� ve Fatih Terim”in de bu dalaşmanın tarafı olduğu bir döneme �rastlamasını� sorgulamaz..

Serdar Bali elbette eleştirilebilir. Ama haddini bilerek ve üslub-u beyana dikkat ederek.

Bali olmasaydı, Rukovina 4.5 milyon avroya Trabzon”a �kakalanmıştı�, şimdi 1.5″a alan yok..

Bunları da görelim ve fotoğrafı bütünüyle yorumlayalım.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: