“Trabzon” yazmanın derin sızısı..

“Trabzon” yazmanın derin sızısı..

27 Haziran 2008 Cuma
Ne İsa’ya ne Musa’ya modundayım bir zamandır..
Trabzon’dan “çıkarak” yazdığım spor, futbol ve memleket yazılarının işe yaradığına dair kuşkularım, umutlarımdan çok artık.
Trabzon ve Trabzonsporluların önemli bir kısmında, alıklık derecesinde “bizden olmayana en küçük olumlu bir işarette alayı valaya varan “hayran budalalığı”, bizden olanı ise bir kaşık suda boğma ve yok sayma budalalığı” var. Ayrıntıya girmeyeceğim, zira gereksiz bir yorgunluk olacak bu da, eminim..

Ben yazı yazmaya İnternet ortamında başlayanlardan değilim üstelik. Trabzon’dan yola çıkıp, tek başına ayakta kalan, bu ülkenin görece en büyük ve saygın! kurumlarında onuruyla çalışmış; haberciliğin her aşamasında başarıyla iz bırakmış kaç kişi çıkardı Trabzon? Bu soruya yanıt aramayın boşuna, 18 yıldır İstanbul medyasının içindeyim ve benim gibi 5 kişi bulamazsınız..Uzatmayalım, bu fasıl da sıkıcı olmaya başladı zira.

Benim Trabzon özelinde tüm ülkem için tek beklentim; sportif mücadeleyi eğlenceli bir taşlamaya dönüştürürken, rakibine de saygı duyabilen bir insan tipinin inşasına katkı yapabilmektir. Zico’ya olan sevgimin kaynağı da bu duygudur, Nobre’ye ya da Song’a koyduğum mesafenin de, bu duygu..

Bazen aklın sınırlarını sıfırlayan aşağılık iftiralara da uğradım, ama bu iftiralardan çok, buna tanık olanların sessiz kalışı sıfırladı umutlarımı. Evlerine girecek kadar yakınlaştığım insanların sessiziliği, bu işte bir yanlışlık varın ilk ip uçlarıydı aslında. Çok geç oldu bunu fark etmem. Demek ki ben, göz göre göre iftira atan insanların peşinden koşanlar için yazıyordum ve böylesi bir kitleden “olmayacak şeyler” bekliyordum?

Beni bir süre affedin. Ruhumun efendisi olarak kalabilmem için buna şiddetle ihtiyacım var. Memleket ve renk sevdasını, kişisel ya da kurumsal! gelecek hesaplarının aleti yapanların yarattığı kirlilik, ruh sağlığımı fena halde tehdit ediyor, dayanılası değil.
Yoruldum, çok yoruldum..
İçinizde beni anlayanlarınız var, bir kişi bile olsa üstelik, biliyorum. Tek tesellim de budur.

Yine bir memleket türküsü ile bitirelim..

“Oy Tirabzan Tirabzan
senden ayrilacağum
sen aklıma gelende
düşüp bayilacağum”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: