“sonra mi? sonrasi var midur ula?”

wp-image--1021769901.İki ayrı fırtınanın sürüklediği filikaya sığdırılmış bir hayatın “dolaylı nesnesi” olarak savrulduğum kıyılarda bir başıma kalmışlığın hüzünlü keyfini çıkardığım çatılı günlerimden biriydi, yeni yılın ikinci gününün sabahı, olmayacak bir saatinde sabahın, hep dost kalmış bir arkadaşımın adı yazdı telefon ekranına, titreyerek açtım telefonu

-Selo Cumhur sana ulaşamıyormuş, arar mısın o’nu

Cumhur oğlum ve annesinin oturduğu binanın sakinlerinden, eski arkadaşım. Telefonda belirsizlik sisinin ardında bir acı giriş, “gelsen iyi olur”lu. Saliseler içinde milyon düşüncenin çökerten ağırlığı, acaba ne oldu, olduysa oğluma mı annesine mi sıratıyla taksiye mi bindim yoksa emektar alfa ile mi çıktım yola bugün bile hatırlamıyorum.

Evin önüne geldiğimde, henüz ayrılmakta olan 112 Acil ambulansının “yenik” salınımlı kalkışı ile yüreğim daha da daraldı, merdivenleri nasıl çıktım bilmiyorum, salonun orta yerinde boylu boyunca uzanmış yatıyordu. Tarifsiz acılar içinde ağır yenilgi hali, neler dedim neleri haykırdım, hiç bir anı hayatın parçası olarak yaşayamadığım zamandan mekandan kopuş , merdivenlerden yuvarlanırken, İzmir Karaburun tepelerinde rastladığımız bir çobana ve koyunlara sevgiyle bakışı geldi yapıştı gözlerine, sonra Olcay geldi, Güngör geldi, “Selo toparlan Kuzey yan komşuda ona böyle perişan görünmemelisin”

Durdum, aniden gemine sonuna kadar asılınmış vahşi bir at gibi, sersemledim ve kalktım, evlata böyle görünemezdim. Karşı komşudaydı uğrunda ölümü göze alarak doğum yapan annenin emaneti, herkeste annesini bu halde görmesin titizlenmesi.

Heyhat! Ne yazık ki o “diren anne, dayan anne” çığlıklarıyla son nefesini veren annesine sarılan bir yavru olarak o anları kaydetmiş ve kimseleri yaklaştırmadığı o tarifsiz acıyı içinde ulaşılamaz bir yere kilitlemişti bile…

Hayattan herkesin payına türlü çeşitli acılar düşüyor, düşecek. En kötüsü elbette anne babaların evlat acılarına tanık olmaları, ama 8 yaşında bir çocuğun annesinin son anlarına çığlıklarıyla tanık olması da  dayanılacak acı değil, değil…

Kendi acımızı kutsayıp başkalarının acılarına kör kalacak kadar ne uzağında kaldık hayatın ne de içimize gömüldük oğlumla, içimize gömdük acıyı

2010 yılında “her şey daha da kötü” olmasın umuduyla kapattığım kapı 5 yıl sonra açılmıştı işte, salonun orta yerinde bu hayatın en güzel insanlarından biri, “pes” demişti her şeye, ailesine, dostlarına!, bana…

Kalbimde bir habbecik teselli kaldıysa, ömrünün son günlerinde bir okul aile toplantısında bir veli arkadaşına ettiği şu sözdendir; “Kuzey’le babası çok iyi anlaşıyorlar, birbirlerini çok seviyorlar, ölsem de gözüm arkada kalmaz”

Gözün arkada kalmasın Zeynep Gülay. Kıymetini bilemedik. Yokluğunla terbiye edilmek bilsen nasıl büyük bir boşluktur. Tıpkı sen gibi her akşam ben de , uğruna ölümü göze aldığın oğlumuzu, saçlarını okşayarak uyutuyorum, uyku sersemi saçlarıma dokunduğunda, sen sansın diye uzattım saçlarımı da

Hayatın kendisi bir düş zaten, hep  yarım kalan, hiç tamamlanamayan bir düş. Hem zaten bir gün uyanacakken bu düşten, oğlumuz bir de neden sensizliğe uyansın ki geceleri, sabahları bunca eksik ve kavrulmuş bir çaresizlikle birbirimizden saklarken, yarımlığımızı

Orhan Kemal’in ölümsüz eseri 72. Koğuş’ta, hapishanenin en sefil mahkumlarının kaldığı “adembabalar koğuşunda” Rizeli Ahmet Kaptan,  koğuş arkadaşlarına geçmişte kalan “vukuatlarını” anlatır. “Marsilya’dan Rusya’ya sefer ettuğuni” ,kan davasını, sevdiği kızı ve onun babası amcasını nasıl vurduğunu, pişmanlığını…Anlatırken birden duvar boşluğuna dalıp gider Kaptan’ın bakışları. Adembabalardan Kaya Ali dürter Ahmet Kaptan’ı

wp-image--980398249.

  • Sonra kaptan, sonra?

Bir düşten uyanır gibi konuşur Ahmet Kaptan

“Ne sonrası , sonrası var midur ula?”

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: