Trabzon HESaplaşması(2)

Trabzon HESaplaşması(2)

Geride  kalan Cumartesi yazımızda Hidroelektirk Santral Lisansı alan Trabzonspor AŞ’ye yönelik eleştirilerin kökeninde aslında hangi kaygıların olduğunu,  amacın doğanın korunmasından çok, TS’nin ekonomik olarak güçlenmesiyle iyice çomak sokulacak baronlar ve dükalar  düzeninin korunması olduğunu dile getirmiştik.  Öyle ya, hedonizme adalı ve efendilerinin işaret ettiği yöne doğru havlamanın dışında bir geçmiş biriktiremeyenlerin , birden bire doğasever kesilmesi başka nasıl açıklanabilir? Talimatlarına göre kalem oynattıkları efendilerinin birçok HES inşaatının yapımcısı olduğunu yüzlerine vurmaktan hicap duyduğumuz Passat ve Papermoon medyasını çanaklarıyla ve şikeleriyle baş başa bırakalım

Bu ülke tarihinin geçmişline biraz yolculuk edenler, bölge insanının doğayla barışık olduğunu, kendisini doğanın sahibi değil parçası olarak gördüğünü ve buldukları her avuç içine bir ağaç diktiklerini; doğal felaketler nedeniyle bölgeden koparak yurdun farklı yerlerine göç eden Karadenizlilerin  de gittikleri çorak topraklarda yemyeşil köyler  inşa ettiklerini bilirler

Ve fakat elbet, sevgi tek başına yetmez ayakta kalmaya. Buna rağmen Karadeniz insanı, içine doğduğu ve parçası olarak yaşadığı coğrafyayla zenginleştikçe çoğalacağının bilinciyle ve enseyi karartmadan  yoksulluğuyla yaşar, yaşıyor.

Kişisel olarak HES’lerin Karadeniz’e hayat veren, o yaşam kültürünü besleyen dereleri katlettiğine, hedeflenenin;  genel toplamda sözü bile edilemeyecek olanın üretimden çok, yandaş ya da candaş müteahhit güruhlarının  memnun edilmesi olduğuna inanıyorum. Bu doğa katliamından kimin ne kadar pay aldığını tarih yazacaktır bir gün, ve hep birlikte tüküreceğiz yüzlerine.

Bundan sonrasını daha dikkatli okuyun;

Siyasi iktidarın teşvikler ve satış garantisi ile önünü açtığı HES projelerinde ve hızında enteresan bir düşüş yaşanıyor, mevcut HES’ler ürettikleri elektriği  satamıyor, henüz başlanmamış projeler de kredi bulmakta sıkıntı çekiyor. TS HES’i de kredi bulmakta zorlananlardan biri, siz bakmayın cilalanmasına.

Bu duraklamanın esas nedeni ise yeni enerji kaynakları.  En önemli neden , yakın zamana kadar yılda 30-40 milyar dolarlık enerji ithal etmek zorunda olan ABD’nin , birkaç yıldır bu ithalata son vermesi ve bir de üstüne ihracatçı ülke olmasıdır.

Bu nasıl olur diyenleriniz oldu, sıkı durun;

ABD, yıllardan beri sürdüregeldiği bir çalışmanın sonucunu aldı. Yerküreyi Mağma’ya doğru delen ABD,  sürekli doğal gaz üreten noktaya ulaştı ve elde ettiği doğalgazla enerji sorununu en az 40 yıllığına çözmeyi başardı. Dünya’nın henüz tanımadığı bu yeni enerji kaynağı, diğer tüm seçenekleri kadükleştirdi.  HES’lerin gözden düşmesi de bundan.

Trabzonspor’u var eden değerler üzerinden baktığımızda yapılması gereken tek şey  doğayı katleden değil, onu zenginleştiren mirasa sadık kalmak ve çareyi HES’lerde değil,  akılcı yönetimlerde aramaktır.  10 yıl sonra 10 milyon gelir hedeflenen HES, yıllık bütçesi 100 milyonları aşan TS için bir alternatif olamaz. TS yedek kulübesinde halen 2 HES projesi oturuyor, doğayı katletmeyin, halkı da kandırmayın!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: