st
-
Denizhan var Trabzon’da, sen tanımazsın, öğretmen. Senden bahsederken cümlenin başına kulakla beyin korelasyonunu kesip atan ‘merhum’ sıfatını ekledi! Bir soğuk yel esti üşüdü ölüm… Tarifsiz bir yabancılaşma önce, ardından ‘sisler bulvarı’nda Unkapanı köprüsüne yaklaştıkça kaybolan gölge ve bir yitik hiçlik; oysa haklıydı Denizhan, daha iki gün önce Maçka’da bir ceviz ağacının altında toprakla örtmüştük bedenini!
-
Tüm yaşamın boyunca sonsuz uykuna hep köy mezarlığında yatmak istediğini söyledin. Bu kararın belki anne baban ve kardeşlerinle koyun koyuna uyuma huzuru nedeniyleydi; Belki sol tarafından köy deresinin sağ yanından Karadere’nin sesini duyma hasreti; Belki çocukluğunun en güzel hatıraları saklı baba evinize ve arkadaşlarına yakın olma içselliği… Belki de Amado’nun o hayatı özetleyen cümlesinden habersiz,
-
Futbolu da bayram gibi sevdik. Geri gelir mi bilmiyorum artık (arşiv) Şahaneydiler. Çocukluk uzaklaştıkça değeri artan lale devri insanın. Hele bir de sokaklarda geçiyorsa, hele bir de mahalledeki her anne ana, her abi agaysa. Gıran dediğimiz, yani siz şöyle anlayın, rüzgarın aklına estiğinde bir insanı yerinden sökecek güce eriştiği anların mekanı, bir futbol sahamız vardı.
-
“Ağlama Angelita, ya bu gece sana bir ev alacağım ya da yasımı tutacaksın” Domique Lapierre ve Larry Collins imzalı bu efsanevi kitabı Beyazıt Çınarlatı’ndaki seyyar kitapçı tezgahına göz kulak olduğumuz günlerin birinde, eline alıp arka sayfasını okuyup uzatmıştın bana; ” tam sana göre bir kitaba benziyor” Benzer bir sahneyi birkaç ay önce Gabriel Garcia Marquez’in
-
Volkan Demirel’in bir intikam kovaladığı ve fırsatını bulunca da kendince intikamını aldığı bir günü yaşadık. Şenol Güneş’in söz konusu açıklamasında belli bir takımı değil , faydacı-fırsatçı zihniyeti hedef aldığını biliyordum ama yine de zamansız bir hatırlatma olarak kaydetmiştim. Şahsen VD’yi şike sürecinde ırkçılıktan hükümlü Emre B ile kameralar karşısında gülünç durumda görünce cezai ehliyet taşımadığına
-
Ekonomik ve sosyal varoluşunu sosyal medya ilgisi ve tık sayısına göre konumlandıran medya figürlerinin herhangi bir üç istanbullu oyununa dair eleştiri ve yorumlarını ciddiye almayı ciddiyetsizlik olarak görüyorum. Bu akıl penceresinden bakınca son GS-Trabzon maçındaki hakem rezilliğine dair ağır eleştiri veya savunma reflekslerine de haliyle tebessüm ederek baktım. Türk hakemliğinin öncelikli görevi, İstanbul’un 3 büyüğünün
-
Ne zor şeydir kim bilir doğum gününde en çok sevdiklerinden birini kaybetmesi insanın, hatta belki birincisini. Bir karanlığın içine düştüğümde ve bunu kendisiyle şu veya bu nedenle paylaşamadığımı hissettiğinde iyiliğin hiç sönmeyen ve yeise kapılmayan deniz feneri gibi aydınlatırdı dünyayı. Hatıralar başta , hayata güzelliğin ve cesaretin penceresinden bakan herkesi ve her şeyi bir sevgi
-
Kaotik bir süreç yaşandı ve Trabzonspor’da 5. Şenol Güneş dönemi başladı. Bu sürecin pek de sağlıklı yönetilemediğini izleyen herkes gördü. Esasen “Fırtına” olarak bilinen bir marka için normal bir nöbet değişimi de beklenemezdi. Yanlış anlaşılmaz umuduyla; neyimiz normaldi ki bu değişim normal olsun! Hep söylüyorum, “Trabzonspor haddini bilmeyenlerin takımıdır, böyle olduğu içindir ki egemen unsurların
-
İkinci Dünya Savaşı’nın karanlığını yırtan bir çığlık gibi çağladın, Üsküdar’da yoksul bir ailenin sevinç belgesi doğum karnesiyle, ekmek karnesine eş… Yoksul ama çok mutlu bir çocukluk yaşadın sonra, İstanbul hala İstanbul’ken doğmanın, mahallede herkesin kardeşlikte buluştuğu, usta ellerden çıkmış tablo sadeliğinde sokaklarda çınladı sesin, biraz daha büyüdün, sonra… İlkokul, ortaokul, lise..Hep aynı lezzeti yaşadın, “asıl” yoksulluğun ne olduğunun yanıtı olabilecek yılları
-
Zavzaga köy camisinin yağmur cızırtılı hoparlöründen köy imamı tarafından ifade edilen bu sesi duyduğumda, 11 – 12 yaşlarımda ve sisler içindeki köyümüzdeydim, haliyle.. Köysüz durmayan yayla kızı anneme arkadaş olarak Zavzaga’ya gitmek yine benim payıma düşmüştü. Kamuran ağabeyim muhtemeldir ki terminal yakınlarındaki büfemizle ilgileniyor, Ünal ağabeyim de ya plansız İstanbul kaçaklarından birinde ya da kendi
-
En baştan şunu söyleyerek başlayalım. Futbol bir oyun ve sistemlerden kadrolardan felsefelerden çok daha önde ve öncelikli gerçeği de kitlelere duygusal doyum ve haz sunan bir gösterim de olduğudur. Yani Tony N’Wakame gibi oyuncular, benim gibi bu oyunun temaşa payını teknik direktörlerin kişilik gösterilerinden çok daha fazla önemseyenler için bu kitlesel illüzyonun assolistleridir. Üstelik bu
-
Her perşembe Çömlekçi’de pazar kurulurdu, Arafilboy’daki ilk ve ortaokullarımızın tam karşısındaki 40 merdivenlerden pazar yerine iner, bu vesileyle babanın, yani dedemin de evine uğrar hal hatır sorardın. Nicedir sormaz oldun, sorsaydın da duymaz oldukları nice senelerden sonra sen de onlara yoldaş oldun Makbule’m… Evlatlarını o kadar her şeyden sakınır ve korurdun ki, peşine sürüklediğin ayaklarınca