Almanya’ya yenilirsek sorumlusu Arda’dır!!

Elbette doğulu olmanın kim anlaşılması güç hallerine sahibiz, elbette meşrebimizcedir hayatı yorumlayışımız, yaşayışımız vesaire…

Ancak bir ulusal futbol maçı öncesi sakatlığı nedeniyle bir futbolcuyu bu kadar tartışan, basit bir kasık sorununu tıp dünyasının en kritik sorunu
imişçesine sayısız programda cılkı çıkıncaya kadar tartışmak hangi toplumsal kültürün ürünüdür? ne oluyor !? Altı üstü Arda Turan sakatlandı ya da eski sakatlığı nüksetti ve büyük ihtimalle de oynayamayacak. Olay budur ama koparılan yaygaranın aklın sınırları içinde kalınarak yapılabilecek bir izahı yoktur!!

Milli takım hocası Hiddink ve milli takımı “yanlı” seçtiği için eleştiri oklarının hedefine oturtulan Oğuz Çetin’in, kendi kariyerleri uğruna Arda Turan’ı oynatmaya çalıştıkları çok belli oluyor. Arda’yı yakından tanıyan biri olarak kendinden çok ülkesini ve “başkalarını” düşündüğünü, iki tatlı sözle tüm geleceğini tehlikeye atabilecek bir oyuna sessizce katlanacağını iyi biliyorum. Kendi camiası Arda’ya sahip çıkmalı ve bu temiz çocuğu kariyer hesaplarına malzeme yapmamalıdır. Bu gidişle farklı kaybedilecek almanya maçının günah keçisi de Arda olursa şaşırmayın: “Arda sakatlanınca takımın dengesi bozuldu ve fark yedik”

ESKİŞEHİR VE BÜLENT UYGUN

Bülent Uygun’un Bucaspor’u “2 dakkada” bırakıp Eskişehir’le anlaşmasını ben de acı bir tebessümle izledim. Alan razı veren razı olduğunda 3. kişilerin payını iyi biliyorum.
Ve fakat;
Tüm Türkiye çapında bir sempati haresiyle sarmalanan Eskişehir markasını teslim edecek belki son isimdi Bülent Uygun, ancak Eskişehir yönetimi tüm spor kamuoyunu karşısına alan bir hamleyle kendi kalesine gol atmıştır. Bu hamle saha sonuçlarıyla değil, Eskişehir’in bu tercihiylke kaydını düşecektir.

Bülent Uygun çok başarılı bir antrenör olabilir, sözüm yok. Ancak 3 yıl önce bir futbol maçından “arap-israil” savaşı çıkaran bir “akılın” spor sahalarından uzak tutulması gerektiğine inanıyorum. Eskişehir’e yönelik sempatim maalesef raftadır artık, biliyorum ki benim gibi düşünen milyonlarca sporsever var. Bir de “Eskişehir’le hiç görüşmedim, istifa ettikten 2 saat sonra aradılar ben de kabul ettim” demesin mi:))

ŞENOL GÜNEŞ VE SADRİ ŞENER

Dün (6 ekim çarşamba) Sabah gazetesinde çalışan Murat Keklikçi nam arkadaşım telefonla arayarak “Selo Şenol Güneş ve Sadri Şener bizim gazetede şu an, haberin olsun. Biz de hem Başkan hem de Hoca ile tanışmak istiyoruz” dedi. Hemen aradım hocamı, açmadı, Başkanı aradım. açtı:

-Başkanım duydumki Sabah’taymışsınız, Sabah istihbarat servisindeki arkadaşlarım sizlerle tanışmak istiyor”
-Hakkı beyin yanındayız şu anda oraya gelsinler Sedat
-Başkanım koca servis oraya çıkamaz, siz bir kat aşağı inseniz daha kolay olmaz mı?

-Tamam iniyoruz…

Dedi ve 5 dakika sonra arkadaşım aradı.

“Selo geldiler”

Gittiler evet, bana onur kendilerine değer insanlığa sevgi kattılar. Trabzon camiası bu iki isme sahip çıkmalı. Kolayca anlatılabilir bir insanlık hali değildir halleri ve ne mutlu bize ki ikisi de Trabzonporlu. (Şenol hocam daha sonra geri dönüş yapıp cevapsız çağrıya da yanıt verdi, eksik olmasın…Eyi adamdur, has adamdur, ADAMDUR)

http://www.dailymotion.com/video/xcghcf_cemile-cevher-cicek-hasan-tunc_music

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: