Reşit Galip’den Ali Fuat’a

Ankara’dayız, Ali Fuat  epey bir zamandır ajansın görüntülü haberleriyle boğuşuyor, benim partnerim herkesin malumu.  Serkan kardeşim akşama doğru aradı;

“Abi akşam ne ediysun bişeler yiyelum mi”

“Bu ara çok mezgit yaptı deniz, yumurtali mezgit bulursak yiyelum”

“Abi alkollu mu olacak alkolsuz mu”

“Midemde kaç gündür kedi yavrusu cabalay Serkan, alkolsuz olsun balığımız”

“Tamam abi, benim ofisin az yukarısında bizum uşaklar yeni bi yer açti, orda yeruz da”

Ankara’daki ev arkadaşım Ali Fuat’ı aradım, yemek konulu hiçbir buluşmayı reddetmeme nezaketi ve bu nezaketin en büyük göstergesi olan göbeğiyle geldi Ali Fuat.  Balgat tarafına düştük, “bizum uşakların” yeni açtıkları mekana: Dalyan Balıkçılık!

Hamsi, mezgit,  karides ve deniz ürünleri salatalı, ama ille de Serkan’ın doyumsuz cümleleri ve saygıda kusur etmeme odaklı motivasyonuyla dalgalanan mekan sahibi Hemşinli Cemil’e gülelim mi üzülelim mi bilemedik.  Ama yolu Balgat’a düşenlerin akıllarına da balık düşerse, hararetle tavsiye…

Sonra Sivasspor kafilesini kaldığı otelde ziyaret ettik. Çaylarını içtik, Orhan hocayla puan hesabı yapıp ilk yarıyı “iyi bir yerde” kapattık.  Reşit Galip beyle buluştuğumuzda, evimizin herşeyi Sertan’ın her zaman olduğpu gibi , internetten indirdiği adı sanı duyulmamış bir filmi daha izlerken bulduk.  Çok güzel şiirler yazarken sinemaya da bu kadar tutkun olan başka beden eğitimi öğretmeni var mıdır Ankara civarında acep?

 Ali Fuat’la günün rutin değerlendirmesiniş yapıp, kılçık atılacaklar listesini taradıktan sonra sosyal faaliyetlerimize yönelip (kitap, tv, okey)  gecenin inşaasını tamamladıkyan bir zaman sonra yattık. 

Gecenin bir yarısı telefon sesiyla kalktım. Telefonlarımın ikisi de titreşimde olduğu için , ses dediğim şeyin titreyiş olduğunu anlayın siz.  Gece yarısı telefonları herkesi olduğu gibi beni de ürkütür, ürküntüyü ellerime katıp zar zor ilk telefonu buldum, o değilmiş titreyen. kalktım portmantoya asılı mont cebindeki ikinci telefona koştum,  o da titremiyor, o ara sertan’la göz göze geldim, sanırım gecedeki 3. filmini izliyordu, e bu ses nereden geliyor öyleyse.  Titreyişler bitecek gibi değil.

Sonra ne mi oldu? Birşey olmadı. Telefon titreyişi sandığım şey, Ali Fuat’ın horlamasıymış meğer! Mübarek uyumuyor içindeki aslanla savaşıyor!  Sanki dersun aslan yutmuş!!  Sabah durumu anlattığımda verdiği tepkiyi de yazalı mda yam olsun: Ne zaman horladım, ben hiç duymadım!!

Ankara’da bir gece ve sabahını dinlediniz…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: