FENERBAHÇE’NİN CAS DAVASI GERİ Mİ ÇEKİLDİ?

FENERBAHÇE’NİN  CAS DAVASI GERİ Mİ ÇEKİLDİ?

Kendi keyfiyetleridir, elbette ki hem açılmış bir davadan vazgeçebilirler hem yeni davalar açabilirler hem de uzlaşma noktaları yaratıp süreci istedikleri gibi yönetebilirler. Açılan, kapatılan ya da uzlaşılan davalarla ilgili milyon avroları bulan mahkeme harcamaları ve avukatlık ücretlerinin hesabı sorulacaksa da, bunu da Fenerbahçe Genel Kurulu  sorar!  Buraya kadar kimsenin itirazı olacağını sanmam.

Ve fakat, takımlarıyla karşılıksız bir aşk ilişkisi dışında hiçbir menfaat ilişkisi kurmayan milyonlarca FB’liyi kandırmaya, yönlendirmeye ve gerçeğin saklanması için kullanmaya kimsenin hakkı olmamalıdır.  CAS’ta açılan davayı “namus meselesi” düzeyine taşıyanlar için dramatik olması kaçınılmaz bir izah kendini dayatmıştır. Bir davayı önce Namus Meselesi yapıp sonra da meseleyi unutturan ruh halinin yanıtlarını neREde aramamız gerekiyor, biri bize söylesin ? (Davanın geri çekilmediği açıklanırsa onu da yazarız elbet)

Spor Hukuku Enstitüsü’nün Galatasaray Kongre Üyesi Kurucularından ve mevcut  Başkanı Kısmet Erkiner’in yardımcılarından biri Fenerbahçeli Şekip Mosturoğlu , Genel Sekreteri Beşiktaşlı Emin Özkurt. Eminim ki içlerinde Trabzonsporlu hukukçular da vardır.  Yani bir ticari işletme mantığı ile kurulduğunu herkes gibi ben de düşünebilirim ve son süreç bu öngörüyü ziyadesiyle desteklemektedir.

Senaryo dersi aldık okulda, garabet düzeyini aşmayan senaryolar da yazdım hatta, ama son senaryomu Enstitü adının itibarı ile gerçek statüleri  olan “Dernek”i kullanmayan  “spor hukuku enstitüsü” üzerinden kurgulayalım.

Aslında Spor Hukuku diye bir hukuk dalının olamayacağını ve enstitüsünün de “şekil olsun” diye ve “gel gel” için kurulmuş olabileceğini dile getiren birçok tecrübeli hukukçu, Fenerbahçe’nin yapması gereken tek şeyin süreci gerçekçi bir bakışla değerlendirmek ve iddianame süreci sonrasında da savunmasını yapmak olduğunu sıkça dillendirler.

Ancak süreç böyle işlemedi . Fenerbahçe’nin çaresizlik ve şaşkınlık içinde çare arayan yöneticileri ile ilişkiye geçen kimi hukukçular, UEFA’nın F.B’ye büyük haksızlık yaptığını ve tazminat davası açılarak FB’nin haklılığının ispat edileceğini söylediler. Gerek UEFA ve gerekse Türkiye’den “konuya hakim” hukukçular, bu davanın bir yanıltma, yanılsama ve kamuoyu tepkisini azaltma davası olacağını söylemelerine rağmen,  CAS hakimi olma sıfatıyla inandırıcılık kazanan Kısmet Erkiner ve ekibi, yani Spor Hukuku Enstitüsü, aksini iddia ederek FB’ye umut, UEFA’ya hasım oldular. Ve  umut olmanın karşılığı olarak “dava vekili ücretini” elbette aldılar, hasım olmanın  ise Spor Enstitüsü nezdinde bir önemi yoktu. Zira avukatlık , yüzde yüz katil olduğu bilinen bir katile bile “bebek kadar masumdur” diyebilen bir duruş olduğu ve bu da yasalarla güvence altına alındığına göre, Enstitü açısından herhangi bir mesele yok!

Kimsenin kazandığı parada gözümüz olmadı. Hatta  kazanılma ihtimali sıfır olan bir dava üzerinden bilmem kaç liralık dava vekilliği ücretinden , masraflarından  vb gibi ayrıntılardan sana ne de denebilir,  ancak milyonlarca kalbi temiz insanı olmayacak bir davaya amin dedirterek kazandığınız para, kaybedilen itibarın yanında hamam parası bile olamayacaktır.  (Ben TS’liyim ya, kesin kumpas planlıyorumdur!  Zaten namus meselesi yapılan davayı da ben geri çektim!  Benim Halaoğlum Salih’in oto yıkama tükanı var , İnfantino hiç gelmiyorsa haftada üç gün orada, hatta motoruyla oynanmış Maserati’si var. Salih rica edince kıramamış, dosyayı olduğu gibi vermiş! )

Kimse ak kaşık değil evet. Ama futbolumuzu temize çıkarmak istiyorsak  bu ancak FB’nin gerçekleri tüm çıplaklığıyla görmesi özeleştirisiyle başlayacaktır, bunu başlatabilecek tek irade ve akıl da maalesef hala tutuklu. CAS hayaline harcanan enerji savunmaya harcansaydı belki de süreç çoktan başlamış olacaktı. Ama işte ne sakalımız var ne de enstitümüz…

ZUPPER FİNAL!

Deveyi diken ahlaki öpen futbolumuzun finalleri geldi çattı, bir heyecan bir heyecan anlatılır gibi değil. Hatta henüz Birleşmiş Milletler’e kaydını yaptırmamış bir ülke bu dev maçları canlı yayınlamak için kulis ön çalışmalarına bile başlamış, bu derece!

Fenerbahçe ve Trabzonsporlu yöneticilere değildir sözümüz,  sözümüz gerçekten temiz futbol isteyen her iki camianın taraftarlarınadır. Bırakın adli süreç kendi içinde işlesin, yöneticiler kendi hesaplarıyla kirlenmiş açıklamalarıyla birbirlerine sallasın dursun. Biz futbola odaklanalım ve saha içindeki 22 delikanlıya saygı duyalım. Ve kendi evimizde “hakkıyla yendiler” diyebileceğimiz bir rakibi alkışlayacak düzeye “bir gün önce” ulaşabilmek için el ele verelim…

“İKİ İBRAHİM’İ ÇAĞIRMAYIN DA KİMİ ÇAĞIRIRSANIZ ÇAĞIRIN”

Başlıktaki ifade Wov Otel buluşmasına kimleri çağıralım sorusuna , Trabzon’un her şeyi olan iki tepe ismin de katıldığı toplantıda verilen cevaptır. Bu bir duyum,  elimde belge yok.  Ama doğru olduğuna inandığım bu ifadede saklı zihniyet Trabzon’un yakasından düşmedikçe, Trabzon yel değirmenleriyle kavgaya devam edecektir

Twit: tunalisedat

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: