87. Alay Ve Trabzon Gönüllü Taburu

87. Alay Ve Trabzon Gönüllü Taburu

Bu ülkeyi “gerçekten” sevenler açısından Trabzon özelinde Trabzon ve Karadeniz havalisi insanları hakkında pek çok düşünce ileri sürülebilir, pek çok eksiklik ya da fazlalıktan söz edilebilir, haklı haksız birçok tez öne sürülebilir, hepsi makul hepsine evet. Ama bu bölge insanının bir hasleti asla sorgulanamaz ve bu ülkede yaşayan her birey şunu bilir;
Trabzon ve Karadeniz insanının memleket sevgisi hudutsuz kere hudutsuz, beklentisiz kere beklentisiz ve ölüme seve seve koşacak kadar derindir! Bu Karadeniz uşaklarının en kutsal bildikleri şey vatanın namusu ve bağımsızlığıdır! Her Karadeniz delikanlısı, Nazım Hikmet’in ölümsüz dizelerinde anlattığı gibi, “sırtı lacivert hamsilerin ve mısır ekmeğinin zaferi için hiç kimseden hiçbirşey beklemeksizin bir şarkı söyler gibi ölebilen” birer yürüyen trafodur.

Hamsi ve Mısır ekmeği memlekettir, çamura bulanmış yorgun ve 38 numaralı garalastik, toprakla boğuşmaktan gugarlaşmış ninelerin eli, sırtta ağzına kadar dolu sepetle gafullardan oğulların en yakışıklısı, kızların en alımlısı için elleri kanata kanata toplanmış moradır, fuskadır, kocayemiştir, ligarbadır memleket…

Yıl 1912. Memleket savaşlardan savaşlara sürükleniyor, Osmanlı çağa ayak uyduramayışın ve emperyalist Avrupa’nın; kara Afrika’nın ve Amerika’nın zengin madenlerini yağmalayarak semirmesinin farkında olamayışının bedelini ödemeye çalışan devasa bir hasta adam. Kafkaslardan Yemen çöllerine; Balkanlardan İç isyanlara kadar onlarca cephede tükenen bir imparatorluk. Bulgarlar, uygun zamanı bulmanın sırtlanlığıyla İstanbul kapılarına dayanmış, Osmanlı Çatalca sırtlarında direnmeye, Payitahtı korumaya çalışıyor.
Yüzyıllardır “memleket” coğrafyasının her yanına kanlarını dökmüş Trabzon evlatları, onlarca yıldır süren savaşların da etkisiyle “erkek” nüfusunu ziyadesiyle kaybetmiş, gidip de gelmeyen nice Koçyiğit geride nice acılar, yetimler, dul kadınlar ve evlat acısıyla dağlanmış yürekler bırakmış. Trajedinin açık hava müzesine dönüşmüş bir şehir, ama inadına dimdik inadına ayakta…
Bir haber düşer Trabzon’a, aklına geldikçe Trabzon’a bomba yağdıran Rus Torpidolarının en dehşetli bombası bile bu kadar üzmez kimseyi; İstanbul düşmek üzeredir!!!

Kendiliğinden harekete geçer Trabzon! Dünya tarihinde eşine çok az rastlanır bir memleket aşkıdır bu hareketin nedeni. Tüm Trabzon kaynamaya başlar ve Genelkurmay’a bir yazı yazılır;
“Biz Trabzon gönüllüleri, kendi yöresel kıyafetlerimiz ve başlıklarımızla şanlı ordumuzun sancağının yanına koyacağımız Trabzon sancağıyla İstanbul’u savunmak, memleket için şehit olmak istiyoruz”

Yazışmalar uzun sürer, sonunda Genelkurmay onayı da alınır ve Trabzon Gönüllü Taburu’nun tüm ihtiyaçları şehir tarafından karşılanarak Gülcemal Vapuru’na yüklenir. Yolda fırtınaya yakalanırlar, Boğaza girdiklerinde güzellik hepsini büyüler, 511 kişidirler, 511’i de, Galata İskelesi’nde ikmal için beklerlerken, İstanbulluların gamsızlığına anlam veremezler. Düşman Çatalca’ya dayanmışken nasıl olur da günlük hayat bu kadar rahat sürdürülebilir anlayamaz hiçbiri? Sonra Tekirdağ taraflarında bir yere çıkarırlar Trabzon Taburunu, sağnak yağmur ve çamura bulanmalarına, geceyi yağmur altında geçirmelerine rağmen düşmanla savaşacak olmanın heyecanı hiç azalmaz yüreklerde.

Sonra Çatalca hattına gider Trabzon Gönüllüler Taburu. 511 Kişiydiler, hiç biri geri dönmeyi düşünmemişti, hepsi arkalarında sevenlerini bırakmıştı, sadece 2 kişi dönebildi geriye. Trabzon Gönüllü Taburu, tam 509 evladını, İstanbul uğruna memleket uğruna şehit verdi. Geride kalanlar “feda olsun” dediler, içlerinde bin acı, dram, trajedi…(Büyük romancı Hasan İzzettin Dinamo’ya da bin selam edip eğilelim hatırası önünde.)

Trabzon’a düşen, Çatalca sırtlarında şehit düşen 509 evladını bir anıtla ölümsüzleştirmektir. Araştırmacı Veysel Usta’ya sevgilerimizi iletip bu anıt için Trabzon Fikir Kulübü başta olmak üzere tüm Trabzon gönüllülerine de bir çağrıda bulunalım.

“87. Alay Ve Trabzon Gönüllü Taburu” için bir cevap

  1. Bu destanı Sunay Akın Gülcemal vapurunu anlatırken öğrenmiş ve çok etkilenmiştim birçok yerdede anlatmıştım ..Gülcemal vapuru anlatılırken muhakkak belirtilmeli ki bu vatan için geri dönmeyi düşünmeyenler unutulmasın her zaman hatırlansınlar.Bu vesile ile bütün şehit ve gazilerimizin ve Trabzon gönüllü taburu aziz hatırası önünde saygı ile eğiliyorum.Torunları gururla anlatsınlar.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s