Trabzonlunun Trabzonluya yaptığı ve Volkan Konak..

16 Nisan 2008 Çarşamba

Doksanlı yılların ortaları olmalı. Bab-ı Ali’nin en kıdemli iki gece muhabirinden biriyim, diğeri kim denecek haliyle, O da şimdinin Fox İstanbul Haber Müdürü Eyüp Karasakal. Eyüp CNN Türk’e ben Kanal D’ye çalışıyoruz. Hemen her gece İstanbul’un bir köşesine savruluyoruz. Bir dakika sonranızın nasıl yaşanacağını önceden hesap edemeyişin büyüsüyle olsa gerek, hayat bizi nereye sürüklerse oraya doymak bilmez bir haber iştihasını adımlıyoruz..Eyüp Şehzadebaşı çocuğu, Cingöz Recai meşrebinden, ben taşralı bir muhabir, ama kazıyarak gelen cinsten, gücünü haberciliğinden alan..

Bu girişin amacı sizlerin gereksiz bilgiler dağarcığınıza katkı yapmak değil elbet. O yıllarda İstanbul Kartal’da Trabzonspor’a tahsis edilen “Kartal Trabzonspor Tesisleri” olarak bilinen yerin türlü-çeşitli sorunlarından biri de, Kartal Emniyet Müdürlüğü ve Kartal Belediye Başkanlığı’nın, bu yerin Trabzonspor’a verilmesinden duydukları rahatsızlıktı. Geçenlerde bir medya kanalından, bilgisizce ve “dolduruş” hissi veren ve içinde Volkan Konak ve Tekin Küçükali isimleri geçen cümlelerin ne kadar zavallı cümleler olduklarını benden iyi, hadi kimse bilemez demeyelim de, çok az kişi bilebilir..Açıklayalım.
İlk söylenmesi gereken şu; sözkonusu arazinin Trabzonspor’a tahsisi için İstanbul Büyükşehir Belediye Meclsi’nden bir karar çıkarılması gerekiyordu ve Meclis’in Kartallı üyelerinden biri, Kartalspor’a belli bir oran ayrılmazsa karara şerh koyacağını söyleyerk engel çıkardı. Sözkonusu şahıs, “özel” görüşmelerle ikna edilmesine rağmen sorun aşılamamış ve dönemin Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, şahsi yetkisini kullanarak bu arazisyi “Başkanlık Onayı” ile Trabzonspor’a vermişti.

Mehmet Ali Yılmaz Yönetiminden Tekin Küçükali de Trabzonspor adına araziyi ihaleye çıkarmış, verilen teklifler içinde en uygunu Migros’un teklifi olunca da arazi Migros’a kiralanmış. Migros, hem kendi inşaatını hem de Trabzonspor’a ayrılan yerin kaba inşaatını tamamlayıp kulübe teslim edecekti, ve etti.

Kabası bitmiş inşaatı teslim alan Trabzonspor, o tarihte gazete ilanlarıyla tesisi harekete geçirecek kişi ve kurumlardan teklif bekledi ancak tek bir teklif bile gelmedi. Bunun üzerine Başkan Mehmet Ali Yılmaz Volkan Konak’ı çağırarak bu tesisi işletip işletemeyeceğini sordu. Burayı işletecek parası olmadığını söyleyen Volkan Konak’a “ben sana destek olacağım, sen bu işe gir” diyen Yılmaz, tesisi hatırı sayılır bir sermaye desteği verdiği Konak’a teslim etti. Devasa tesisin sadece mutfak gereçlerinin yaklaşık 300 binin dolar tuttuğunu , toplam tefriş maliyetinin 1.5 milyon dolar olduğunu söylersem, Volkan Konak’ın daha sonra sermaye katkısı sağlamak için neden 4 ortak daha aldığını sanırım herkes rahatça anlar.

İşte Trabzoınspor’un kasasından tek bir kuruş bile çıkmadan inşa edilip tefrişi yapılan bu tesisi yeni sorunlar bekliyordu. İlk geceki açılışa gelen Kartal Emniyetine bağlı ekipler; ” tesisin yasal olmadığı” gerekçesiyle mühürleneceğini söylediler. İşletme ruhsatında sorun vardı biliyorduk, zira ruhsatı Kartal Belediyesi verecekti ve Kartal Belediye Başkanı Trabzonsporlu değildi. Hangi takımı tuttuğunu söylemenin manası yok. Recep Tayyip Erdoğan’ın, Kartal Belediyesi’ni bypas ederek Trabzonspor’a verdiği bu arazinin rahatsızlığı bu “bürokratik” engellemelere uğruyordu. İlk geceki efelenmelere “Burası Trabzonspor’un malı, buraya mühür vuramazsınız” diye karşı çıkan Volkan yanılmış ve ertesi gece zabıta ve polisler birlikte gelerek kapıya mührü vurmuştu. Şimdi o gecedeyiz!

Dolmabahçe’de tüm gececi arkadaşlarla birlikte çay içiyoruz. Telefonuım çaldı, Volkan Konak: “Selo tesisleri mühürlediler, haberin olsun.”

O sırada birlikte olduğum başta CNN Türk’ten Eyüp olmak üzere, ATV ‘den Hakan Gültekin, Show’dan Hakan, NTV’den Muhammed Özcan ve neredeyse tüm gece nuhabirleri Kartal’a hücum edip Kartal Emniyet Müdürlüğü’nü abluka altına aldık. Bu ablukannın bir emniyet müdürü için ne anlama geldiğini ancak bir emniyet müdürü anlar! Bu ablukayı bir seferlik zanneden Kartal Emniyeti aynı işi birkaç kez daha denemeye kalktı ama her seferinde tüm medya Volkan Konak’ın ve Trabzonsporun arkasında durunca tam 22 kez yinelenen bu mühür vurma oyununa son, bir süre sonra da seve seve ruhsatı, verdiler. Tüm bu süreç yaşanırken Volkan Konak’ın yanında birkaç gazeteci arkadaşının dışında kimse yoktu.
Bunları neden yazdım derseniz; “Volkan Konak tesisleri Trabzonspor’a devretmek için 1 milyon dolar istedi, bu nasıl Trabzosporluluk” başlığı altında kamuoyunu bilerek ya da bilmeyerek “kandırmaya” ve Konak’ı halkın gözünden düşürmeye çalışanlar şunu bilmeli; siz gerçekleri bilmiyor olabilirsiniz ama gerçekleri bilenler var ve en az sizin kadar akıl sahibiler!
Sadece düzenlemesi için 1.5 milyon dolar harcanan ve bağımsız emlak komisyoncuları derneğinin şifahi tesbitlerine göre en az 5 milyon dolar edeceği iddia edilen bir tesisi, üstelik 16 yıllık kullanım hakkı ellerindeyken “yoruldum artık” diyerek kulübe teslim etmek isteyen Volkan Konak’ın Trabzonsporluluğunu tartışma konusu yapanlar, önce 20 ytllik uçak biletinin parasını bile kulüp kasasından ödetme çukurundan çıkmayı denesinler!

Ayrıca Volkan Konak; tesiste bulunan yüzde 19’luk hakkını, noter huzurunda kulübe hibe etmeye de hazır olduğunu söylüyor. Markayı kendi kişisel çıkarları için basamak olarak kullananların bu son cümleden birşey anlamalarını beklemiyorum.

Tekin Küçükali’ye yönelik eleştiriler ise cehalet ve siyaset kokuyor. Ciddiye almaya değmez.

TRABZONLU TRABZONLUYU NEDEN SEVMEZ..

Volkan Konak’la bu konuyu konuşurken söz döndü dolaştı Trabzonluların birbirini çekememezliğine dayandı. Yaşayan en namuslu, cesur ve üretken Türk Yazarı Nihat Genç bir seferinde şöyle demişti;

“Türkiye’nin 80 vilayetinden konferans için davet edildim, ama kendi şehrim beni bir kez bile davet etmedi diye kahroluyordum. Bir gün KTÜ’den atılmış bir mektup aldım, içim kıpır kıpır, nihayet benim şehrimden de beni aradılar diye sevinç içinde açtım zarfı. Mektubu yazan KTÜ’de görevli bir Japon bilimadamıymış ve benimle tanışmak istiyormuş!” Nasıl, güzel değil mi…
Volkan da benzer şeyler söyledi bunu anlatınca: ” 40 yaşına geldim, bana Trabzon camiasında Tekin Küçükali dışında tek bir kişi yardım etmiştir, evet tek bir kişi, o da Mehmet Ali Yılmaz’dır. Ama eleştirmeye geldiğinde ortalık kaynıyor”

Ya Sunay Akın’ın, en az çağrıldığı kentin Trabzon oluşu acısı?

Bir de benden, elbet kendi çapımızda; 2002 ya da 2003 yılı Sedat Simavi Gazetecilik Ödüllerinden birini de bana verdiler. Kadir Has Üniversitesi Konferasn Salonu’ndaki ödül töreninde benden başka tek bir Trabzonlu yoktu, ulusal kanallarda haber olduk övgüler aldık, Trabzon medyasından tek tık olmadı. Eh ne de olsa Trabzonlu birçok gazeteci bu en büyük mesleki ödülümüzü sık sık alıyor!..İçimin nasıl acıdığını, Nihat Genç ve Volkan’ın nasıl acılar çektiğini, çeken bilir..Ve ben maalesef damarlarımda hissettiğim, aidiyet duyduğum için anlatılmaz bir bahtiyarlık duyduğum şehrimden, bu “türev insanlar ve hesap kokan eleştirileri” yüzünden soğumaya başladım..

“ŞEHRİ BEĞENİRSE KALACAK”

Trabzon bir oyuncu transfer edecek, inanın kim olduğu hiç önemli değil, oyuncu gelecek şehri dolaşacak “beğenirse” imza atacakmış!

Zannedersin adam-lar- Trabzon’a gezmeye geliyor! Hoş bu sadece Trabzon için değil, Dünya’nın en güzel şehri İstanbul için bile zaman zaman dile getiriliyor.

Bu tür “önkoşulla” gelen adamları havalimanlarında eli odunlu bir timin karşılamasını ve bir kamyon sopadan sonra geldikleri uçakla geri gönderilmesini talep ediyorum. Üstelik odun da bahar yağmurunu yemiş “gomar” odunu olacak!

TRANSFER ÇALIŞMALARI

Camianın büyük bir heyecanla destek verip icraatlara başlamasını beklediği Trabzonspor’un yeni yönetimi henüz dişe dokunur bir icraat yap-a-madı. Her dönem olduğu gibi yüzlerce isim konuşuluyor, ki çoğu ikinci üçüncü sınıf adamlar, ama keçiboynuzu ısırmanın ötesine geçilemiyor. Yeni yönetimde futboldan anlayan kaç kişi var bilmiyorum, bilen bana da söylesin. Ben bu yönetimden umudumu kesmek istemiyor ve Sadri Şener ismine duyduğum güveni sürdürmek istiyorum. Haydi başkan!

TRABZONSPOR YÖNETİMİNDE “TRABZONSPORSUZ” OLMAK
Kimi güvenilir kaynaklar, Trabzonspor yönetiminde “Trabzonspor’u ikinci takımı olarak tutanlar” var diyor. Bizler; Trabzonspor dışında takım tutanların Trabzonluluk kimliğinden şüphe ederken, Trabzonspor Yönetim Kurulu’nda, Trabzon’u ikinci takım olarak tutacak isimlere, ancak sürrealist bir tablonun görülemez eskizi kadar tahammül gösterebiliriz. Eğer bu “bilgi” doğruysa ya başkan ya da yönetim topluca istifa etmeli, yok doğru değilse tüm yönetim kurulu üyeleri, tek tek, tek takımlarının Trabzonspor olduğunu deklere etmeliler, ikinci takım muhabbeti yapanlara söylenecek sözlerimizi şimdilik saklı tutalım.

TRABZON GENÇLERİ YENMELİ
Ankara’nın kendi sempatik başkanı antipatik temsilcisi G.Birliği, istemeden! çıktığı kupa finalinin öncesinde Trabzon’da tam bir ölüm kalım mücadelesi verecek. Son 4 haftanın “görece” en zor fikstürüne sahip olan kırmızı siyahlılar, Trabzon’dan puan çıkaramazsa bir anda düşme potasına düşebilir.
Rizespor kendi evinde 3 puana yakın olduğu için Ankara temsilcisi mutlak puan peşinde olacaktır. Doğrusu Gençlerbirliği’ni de severim, ama komşum kadar değil elbet. Trabzonspor Ankara temsilcisini eli boş gönderip, hem ekonomik hem de sosyal nedenlerden dolayı Rizespor’un lige tutunma çabasına, doğal olarak elbet, katkı yapmalıdır. Bu takım bu maçtan 3 puan çıkarabilir mi bilmiyorum ama, bu forma çıkarır!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: