Ve çakallar ve sırtlanlar ve Trabzon..

28 Nisan 2008 Pazartesi
Türkiye, hiçbir yabancı gazetecinin akredite olmaya gerek görmediği ve Türk kanalları dışında hiçbir yerde yayınlanmayan “Dünya’nın en büyük “sidik” ( Yılmaz Özdil üstadın tesbitidir) derbisi”ni konuşadursun, Trabzonsporlular için birinci gündem maddesi havuz gelirleri üzerinden şehir üzerinde yeni oyunlara “inilmesidir”.

Trabzonspor”un dükalar düzeninden 6 şampiyonluğu ve sayısız kupayı nasıl söküp aldığını bilmeyen, üç hacimlinin mahalle maçlarından üretip omuzlarına apolet yaptıkları yıldızları bu şehrin onurlu yıldızıyla aynı “değere” sahip zanneden, bu kentin müzesini dolup taşıran kupalardan değil birini, herhangi birinin sapını bile tutamazken dönüşümlü olarak �4. büyük biz olduk artıkın� tiradını ezber eden, kendi şehirlerinde üç hacimliye mahkum bir kimliksiz taraftar fotoğrafı veren ve şampiyonluğa oynarken bile tribünleri kellikten kurtaramayan �bir kısım ileri kuvvet� ve onları sahipleri bir yandan;

Trabzon”u ve Trabzonspor”u; kendi çaplarıyla sınırlamaya kalkan, yalın kimlikleriyle

açamadıkları siyaset ve ikbal kapılarını �Trabzonspor Yöneticisi� kartvizitiyle açmaya çalışan, kenti ve takımını beklentisiz ve hesapsızca seven ve kişisel beklentilerine engel olabilecek kim varsa �değersizleştirmeye� ve dolayısıyla ikbal yollarındaki her tür engeli sıfırlamaya çalışan, takım sevgisini bedava biletle ölçecek kadar değerlerinden kopan, Dozer Cemilleri, Süleyman Kuğu”ları, Avni Aker”leri sadece birer �isim� olarak algılayan, Ogün Samast”larla övünürken Volkan Konak”ları �öteleyen�ler ve sahipleri diğer yandan;

Hasılı;

Sırtlanlar ve çakallar tarafından kuşatılmış bu tarihi kent, en zayıf düştüğü zannedilen bu günlerde çok sinsice planlanan bir komployla karşı karşıyadır. Trabzon kentini ve markasını idare edenler, bu büyük tehlikeye karşı tüm iç çekişmelerden arınıp güçlerini birleştirmek zorundadır. Takımı idare edenlere, kentin kanaat önderleri de destek vermeli ve bu koca kurt sırtlanlar ve çakallar vadisinden, tüm güçleriyle donanmış olarak geçmelidir!

Geçen hafta içinde başını kimin çektiği malum olan Kulüpler Birliği, 12 takımın katılımıyla havuz sisteminin yeniden organize edilmesi talebiyle, aslında kendilerini yönlendiren kurum olan Futbol Federasyonu”na, güya, başvuru yapmış ve hükümet güdümlü Federasyonun �Aileden� başkanı Hasan Doğan da bu talebi �değerlendireceğini� söylemiştir. Bu zihniyetin temsilcileri, tarihin çektiği hiç bir fotoğrafta ön sırada oturmaya cesaret edemeyen, hep arkada kalan ve insanlığın ortak tarihine sinsi bakışlar bırakan bir geleneğin uzantılarıdır.

Trabzonlu uyan, Trabzonsporlu testi kırılmadan harekete geç!

Bu filmin sonunu görmek için çok zeki olmaya gerek yok, bu filmi sahneye koyanların zeka düzeyine sahip herkes bu senaryonun sonunu görebilir! Çok şükür ki, hemen her Trabzonsporlu”da, asgari olarak bu zatlarınki kadar zeka vardır.

Trabzon markasını değersizleştirip, müzelerinde ikinci lig şampiyonluk kupası dışında tek kupaları olmayan �ileri karakol�lar marifetiyle Trabzonspor”un 15 milyon doları elinden alınıp yok edilmek istenmektedir!

Kendi şehirlerinin takımını �2.takım� olarak tutan yöneticilerin egemenliğindeki Anadolu Futbolu”nun geleceği Trabzon”un �küçültülmesiyle!� ayağa kalkamaz, esasen kendi küçük adamların yönetimlerinden de haliyle, büyük takım zaten çıkmaz, çıkamaz..

Trabzonspor yönetimi, üç hacimlinin başkanıyla buluşup yardım dilemek yerine; kendi camiasının gücünü inanıp bu gücü harekete geçirmelidir. Her biri bir tarafıyla �devletin kucağında� olan üç hacimliden medet ummak Trabzonspor”a asla yakışmaz. Trabzon gücünü kendinden alır, diğerleri gibi rica etmez, icazet almaz; Tavır Alır!

Trabzonspor gerekirse havuzu bozmak ve milyonlarca dolardan vazgeçmek pahasına maçlarının naklen yayınıza izin vermez ve bunun bedelini öder! Bu ülkede Trabzonsporluları karşısına almaya cesaret edebilecek kim varmış, görelim!!!

Trabzonspor Yönetimi, Trabzonsporlu gibi davransın yeter, bu camia arkalarındadır!!

Ahmet Kaya”nın enfes müziğiyle zenginleşen Kerim Korcan şaheseri �Tatar Ramazan� filminin bir sahnesinde Ramazan (Kadir İnanır) mapushanenin sırtlanlar ve çakallar düzenine meydan okur ve hapishane müdürüne bağırır: �Benim adım Tatar Ramazan ben bu oyunu bozarım�

Benim adım Trabzonsporsa, ben bu oyunu bozarım arkadaş!
Halep arşın Trabzon. Hodri meydan..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: