UĞUR MELEKE’NİN ÖNERİSİ!

Ölümünü, çok daha “kabul edilemez kılan” tribün görüntüleriyle hafızalarımıza kazındı Hasan Doğan. Bu beklenmedik “her ölüm erken ölümdür”ün ardından yazılan makalelerin ve sarf edilen her cümlenin ortak paydası; “biz onu iktidarın adamı zannettik” pişmanlığıydı.

O duygusal atmosferi geride bıraktıktan sonra ortada yanıtını arayan iki soru var şu an;

-İktidarın adamı olan ya da olabilecek herhangi birinin ille de “kötü” biri mi olması gerekir ki, merhum Doğan’ın bu “iyi” halleri böylesi bir pişmanlık zinciri yarattı?

-Sosyolojik açıdan ise daha karmaşık bir durumla karşı karşıyayız. Çok önemli ve toplumsal açıdan “kilit” sayılabilecek bir makama oturan ya da oturtulan bir kişi hakkında, eli kalem tutan kesimin kahır ekseriyetle “önyargıya” sahip olması normal bir durum mudur?

Eğer Türk medyası külliyen bir pişmanlık nakaratı tutturduysa, ki öyle olduğu anlaşılıyor, ortada medyamız açısından bir “ahlak ve algı” sorunu olduğu çok açık.

Hayır, bu yazılan ve söylenenler; ölümün soğuk yüzüyle tanışıldığında zirve yapan acıma duygusuyla çok da inanılmadan kaleme alınmış cümleler ise, eh yine bir sorun olduğunu kimse inkar edemez. Bu faslın çözümü sosyologların işi, burada bırakalım, gelelim asıl konumuza;

Milliyet Gazetesi’nden Uğur Meleke 8 Temmuz Salı günkü köşesinde çok cana yakın ve insanca bir öneride bulunmuştu: Hasan Doğan Kupası!

Meleke’ye bu öneriyi yaptıran şey, Doğan çiftinin “hesapsız sevinç gösterisi” olmuş ve Türkiye Kupası’nın adının bundan sonra Hasan Doğan kupası olarak düzenlenmesini, stada herkesin “çift” olarak gelmesini ve atılan gollerde Doğan samimiyetinin yaşayarak yaşatılmasını önermiş. Bekledim ve umdum ki, bu insanca öneri hamilerini bulur ve güzelliğe hep beraber sahip çıkarız. Maalesef.

Şahsen sonuna kadar katılıyor ve Uğur Meleke kardeşimize bu önerisi için teşekkür ediyorum. Hatta, sevinme kültürü magandistan kapılarını kırıp geçen ülkemize bu yönde bir “kültür” kazandırmak için de bunun bir başlangıç olmasını umuyorum. Ve belki daha da önemlisi; Federasyon tarafından reddedilen Trabzonspor’un seyircisizliğe mahkumiyeti de “kadınca ve çocukça” revize edilerek, seyircisiz oynama cezaları; sadece kadınların ve çocukların alınacağı tribün karnavallarına dönüştürülsün artık. Kİmse “yasalar, tahkim, şu bu” demesin: İstenirse, oluyor, oldu, olur.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: