KAZANMAK GÜZELDİR!

06 Eylül 2008 Cumartesi

Tarihsel “husumet”in mücadeleyi bir futbol oyunundan ziyade bir didişme zirvesine taşıyacağını az çok bekliyorduk zaten.

İlk yarı “sıkıntı arkadaş” türü bir tabloyla karşıladı bizi. Buna önce saha zemininin bozukluğu eklendi, üstüne şiddetli rüzgar bindi, sos olarak da Servet’in “milli takıma böylesine dengesiz ve düz bir adamın ne işi var” dedirten performansı eklenince iftar saatini çile saatine dönüştürmeyi, hep birlikte, başardık.

Fatih Hocanın Emre saplantısını anlamak olası değil artık. Avrupa Şampiyonası’na da Emre ile ve mağlubiyetle başladık, malum, sonrasında Emre’siz oyunlarda çokça da şansımızın yardımıyla başımızı dik tutabildik. Terim; Emre üzerinden Dünya’ya yepyeni bir model sürmeyi düşünüyorsa, ki bu da mümkün, düşünülebilir, ama ortaya konmuş hiçbir şey yok! Belli ki Emre ile Milli Takım uyum içinde olamıyor. Adını koyamadığımız bir sıkıntı her maçta sırım sırım sırıtıyor, bu çok açık.

Şunu da söylemeli;

Kimsenin Emre’nin futbolculuğuna edecek lafı olamaz, ama Milli Takım’daki Emre performanslarına söyleyecek lafı olmayanın da objektifliği kalmaz! Olmuyor işte, ne diye “inadına Emre”, neyin inadı bu ve kime neyi kanıtlama peşindeyiz?

Colin Kazım’ın girişiyle “kendine güvenen” bir fazla futbolcumuz oldu sahada ve bu hemen skora da yansıdı. Semih’in golüyle maç koptu ve sonrası yeni eziyet dakikaları olarak yine sarıp sarmaladı izleyenleri.

Gazeteciliğimizin ilk yıllarında “Tan” adlı bir gazete yayınlanmaya başlamış ve “cinselliği okşayan” yayınlarıyla tirajları alt üst etmişti. Biz yeni nesil gazeteciler için Tan’da çalışıyor olmak, olabilecek en berbat referanstı ve kimse orada çalışsa da bunu yüksek sesle söyleyemezdi. Tan’da geçen her gün, meslek hayatı adına kayıp gündü.

Düşünüyorum da, mesela ben futbol topu olsaydım; özverisine saygı duyduğum Servet Çetin’in ayağında geçirdiğim her dakikayı “kayıp”
haneme yazdırırdım. Hayır bir gün “futbol topunu kırdı” diye bir başlıkla karşılaşsam misal, aklıma Servet gelirse, suçlusu ben miyim?

Neyse, çok uzattık. Ermeni oyunculara centilmenlikleri için teşekkür edip darısı Belçika’nın başına diyelim. Teknik yorumları da o maç sonrasına saklayalım..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: