“Bir Baba Hindi Trabzon’a Bindi”

Sırtında Drogba Yazılı Bordo-Mavi Forma?

Galatasaray’ın Real Madrid maçına giden yüzlerce taraftar oldu, gayet normal.
Bu maçı milli dava olarak gören başka takım taraftarlarından da maçı izlemeye gidenler oldu, bu da gayet normal.
Bu “başka” takım tanımlamasına girenlerden biri de Trabzonspor, normal seyir sürüyor.
Ama hepsi bu! Kimse o formayı ve Trabzonspor’u kendi hesapları için “kirletemez”
Trabzonspor futbolumuzdaki haramiler ve dükalar düzeninin tekerine çomak sokan , oligarşik futbol diktasını darmadağın eden markanın adıdır. Üç hacimliyle sevişerek değil onlarla savaşarak var olmayı başarmış, ille de sevişme olacaksa da “gereken” pozisyonu almayı başarmış bir markanın adıdır Trabzon.
İşte o markanın sevdalısı olduğu iddiasındaki birkaç kişi, İstanbul Atatürk Havalimanı’nda, üzerlerinde bordo-mavi forma ve sırtında Drogba yazılarıyla objektiflere takıldılar.
Neresinden bakılsa zavallılık, neresinden bakılsa tarifsiz bir kompleks, neresinden bakılsa ait olduğu iddiasındaki şehrin kimliğinden, duruşundan bihaber bir alt algı.
Bir şehir ve bir takım nasıl küçültülür sorusunun yanıtı, Trabzonspor formalı Drogba hayranı sözüm ona Trabzonsporlulardır.
Bu bölümde Galatasaray ve Drogba antipatisi çıkaran zeka bu yazıyı okumamış saysın.

Yeşil Giresun – Trabzon Basket Maçında Neler Oldu?

Bir hafta süren karşılıklı efelenmeler ve çap özürkü açıklamalar sonrasında Giresun’da bir olay çıkması neredeyse kaçınılmaz olmuştu. Aynı iklimin çocukları olan her iki taraftan birinin kontrolü kaybetmesi şaşılacak bir şey değil.
Giresun Emniyet Müdürü Hikmet Bulak’ın olayları önlemede yetersiz kalması da kendisinin amirlerini ilgilendirir. Gazetecilerle hemhal olmaya bayılan Giresun Valisi’nin bu konuda “gereğini” yapacak bir devlet geleneğinden olduğunu öncesinden biliyor ve bekliyoruz.
Merak ettiğim ATV Haber Bülteninde yüzü açık şekilde belli olan o saldırganla ilgili hangi işlemin yapılacağıdır. İnsanoğlu bir sinir anında her şeyi yapabilir, alıkça bir fair play cümlesi de kurmayacağım.
Merak ettiğim şu;
Hiçbir şeyden habersiz önünüzden geçip giden bir adamın ensesine/boynuna tokat atma cesareti gösteren o zavallı, sahil boyunda hiç kimsenin karışmayacağı bir alanda da Ceyhun Eskici’ye o tokadı atmaya cesaret edebilir mi? Kitle psikolojisine hiç girmeyelim, kendi şehrine misafir gelmiş bir adama arkanda binlerce kişi varken tokat atmak zavallılığın dibidir, Karadeniz delikanlısına yakışmaz.
Bir söz de Trabzonspor yönetimine;
Hiçbir organik bağınız olmayan ve özünde bir Saner Ayar “gelir” projesi olan Trabzonspor baskrt takımına her ay 90 bin tl kaynak aktarımının “hangi kalem” altında yapıyorsunuz? Futbolu abat ettiniz de sıra baskete mi geldi?

Zavzaga’nın Yolları

Bütün Karadeniz’in en ihmal edilmiş köyü hangisi diye sorulsa cevap çok kolay; Zavzaga! (Yoncalı)
Her yıl birkaç kez geldiğim köyüme bir kez olsun aracın altını vurmadan çıkamadıysam ve onca yer altı suyu boşa akarken bir kez olsun doya doya su ile hemhal olamadıysam, Araklı kaymakamları da kusuruma bakmayacak Araklı Belediye başkanları da Trabzon valiliği de; Siz ne iş yaparsınız?
Konuk ağırlamaya gösterdiği özeni köy yollarına da göstermesini umduğumuz yerel yetkililer, Zavzaga (Yoncalı) köyü Trabzon’a bağlı değil mi ki bunca ihmal eder, ülke düzeyindeki gelişimden bu sahipsiz köyü mahrum bırakırsınız?

“Bir Baba Hindi Trabzon’a Bindi”

Türkiye Liglerinin neden en çok düşüp kalkan takımı oldukları sorusunu değil de, Trabzon şehrinin başarılarını “kafasına takan” Samsun’un bazı taraftar güruhlarının maalesef tedavi kabul etmez bir noktaya taşındıklarını izliyoruz. Anne tarafımın büyük çoğunluğunun yaşadığı Samsun’daki Trabzon kompleksini sosyolojik ve moral değerler penceresinden kısmen de olsa anlamak mümkün. Samsun’un olmak isteyip de olamadığı neredeyse her şeyi “olmuş” bir şehir olarak Trabzon’a yönelik haset örneklemelerine de sempati ile bakıyoruz.
Geçen hafta sonu bu hasetin ve kendini küçültüşün doktora tezini verdi Samsun şehri. Bir kısım taraftar ve Lokman isimli bir oyuncu, Trabzon temsilcisi Manisaspor’u 2-1 yenip ligde kalma yolunda dev bir adım atmanın sevincini “bir baba hindi Trabzon’a bindi” türküsüyle kutlamış.
Bir şehir bir kısım zavallı eliyle kendini bu kadar küçültürken, o şehrin akil adamları müdahalede bulunmuyor ve lal lal bu küçüklük ilanını izliyorlarsa yapacak bir şey yok demektir. Büyük olmak hacimle değil ruhla ve duruşla olur, umar ve dileriz ki gerçek Samsunlular bunu kısa sürede anlarlar. Aksi halde bu sürecin sonu Samsunspor isimli bir asansör imalatına tıkanıp kalacak. Trabzon yine oligarşi ile mücadele edecek, Samsun yine kendiyle..
Hindiyi besleyip büyütüp Trabzon’a bindirten Lokman Gör isimli Samsunspor oyuncusunun Fenerbahçe kültürünün “değdiği” Rizelilerden biri olduğunu öğrenince kendisi hakkında cümle kurmaya lüzum görmedim. Hindici Lokman yarın Samsun’u terk edecek ama Samsun’a verdiği zarar Samsun’a kalacak.

Beyaz TV Baskını

Özellikle şike süreciyle ivme kazanan spor yorumculuğu önemli kazanç kapılarından birine dönüştü. Ahmet Çakar, Erman Toroğlu, Kütahyasız, Ziya kaptan vesaire…
Hepsi bir kayıkçı kavgasının aktörleri olarak ekmeklerinin peşinde , başka da bir dertleri ve öncelikleri yok. Ahmet Çakar 2 yıl önce yorumcluluktan 1 kazanıyorsa şimdilerde fiyatını 3’e katladı, işin aslı budur, gerisi tavuğa yukarı bak diyerek altından yumurtasını çalma tiyatrosu.

Turkuvaz Grubu

Trabzon’da bir kısım esnaf, Turkuvaz grubunda yazılarına son verilen bazı yazarların, şikeyi yazdıkları için hükümet baskısıyla gazeteden uzaklaştırıldığı yalanını söylüyor.
Asla böyle bir şey yok, tam aksine Turkuvaz grubu tiraj kaybetme pahasına şike cephesine karşı ahlak ve adaletin yanında durmuştur. Yalandan yere milleti “yiyenlere” inanmayın…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: