Corona ve Tescil

Sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz. İnsan hayatına kasdeden bir virüsle ölüm kalım savaşındayız ve cephenin önünde sağlık ordumuz var. Canlarını hiçe sayarak insanlık adına kendilerini ortaya koyan sağlık ordumuzun her bir ferdine müteşekkiriz.

Bir yandan da hayat devam ediyor, etmek zorunda.

Sağlık otoritesi ve çok değerli bilim insanlarımız başta olmak üzere, sorumluluk sahibi herkes, virüse karşı neler yapılması gerektiği bıkmadan usanmadan anlatırken, şunu da bir iç ses olarak hepimizle paylaşıyorlar;

“Siz söylenen kurallara harfiyen uyun, gerisini bize bırakın, ama sakın ola enseyi de karartmayın, bu savaşı hep birlikte kazanacağız”

İşte tarihi bir dönemde, yarıda kalan futbolu konuşma cesaretimizin kaynağı da, sağlık emekçilerimize duyduğumuz güven ve saygı.

Bilen bilir. Trabzonlu ve Trabzonsporluyum. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesinden mezun olduğum 1990 yılından bu yana nafakamı profesyonel gazetecilikten çıkarmaya çalışıyorum. Temel şiarım hep adalet ve hakkaniyet oldu. Nalıncı keserliğinden iğrendim hep, her koşuldan kendisi ya da cemaati için menfaat dermeye çalışan dönem çakallarıyla da arama hep mesafe koydum. Sadede gelelim.

Hepi topu 8 maç kalmış bir sezonun, tüm şartlar zorlanarak ve gerekirse 2020-21 sezonunun bir bölümünden de feragat edilerek oynanmasından ve şampiyonun böyle belirlenmesinden yanayım, net!

Ama ligin bu haliyle tescil edilmesine “şiddet ve hararetle” karşı koyanların olduğu gibi, benimki de sonuçta bir temenni. Hatta daha fazlasını söyleyeyim, zorunlu olarak bir tescil söz konusu olursa, bordo-maviyle temsil edilen değerler bütününe yakışan, maddi katkıları kabul edip, kupayı reddetmektir. Yıllardır resmi ve gayriresmi şikelerle, gizli ittifaklarla şampiyonlukları ve kupaları çalınan Trabzon, varsın Corona destekli kupayı da kendisi reddetsin!

Temenniden, madalyonun diğer yüzüne, soğuk gerçeklik bölümüne yani bilime geçelim şimdi

Corona’nın  binlerce can alan saldırgan karakterinin nerede sonlanacağına dair kesin bir veri henüz yok. Tedavi edici (ilaç) ve önleyici (aşı) konusunda da bilim insanlarının insanüstü çabaları sürse de , hala somut bir adım atılamadı.

Endüstrileşme sonrası 50 milyar avroluk bir pazar payına yaklaşan dünya futbolunun en büyük organizasyonu şüphesiz şampiyonlar ligi ve avrupa kupları. Ülkeler, bu kupalara katılacak takım isimlerini UEFA’ya eninde sonunda bildirmek zorundalar. Henüz kimse önünü göremediği için bu bildirim süresi elbette uzatılacak. Ama nereye kadar?

Yeni sezon futbol takvimi bilindiği gibi Temmuz ayında başlıyor. Ama çok belli ki başlayamayacak. Peki ne olacak?

Akla ve vicdana en yakın çözüm, 2020-21 sezonunun başlangıcının, Corona’nın izin vereceği ilk güne kadar ötelenmesi ve her ligin öncelikle 2019-20 sezonunu bitirmesi gibi duruyor.

Ama burada da şu sorun var; Eşitlik ilkesi gereği takımlar eksik maçları 2019 kadrolarıyla oynamak zorunda! Bu durumda da 2019 kadrosunu koruyabilen takımlar avantajlı olacaklar. Hasılı sevgili okuyucu, hem şoför mahalli hem de 25 kuruş olmayacak.

Corona işi uzatırsa, ki öyle de görünüyor, olacağı da şuraya not düşelim;

UEFA, Mayıs ayı içinde iç işleyişe hiç karışmadan ülkelerden kupalara katılım listelerini isteyecek. Çünkü onlar için lig kupasını kimin kaldıracağı değil, 50 milyar avroluk bütçenin selameti önemlidir.

Yani CL’ye Türkiye’den Trabzonspor dışında her takımın gitme şansı var!

TS cezalı, zira, Aydınus ve Kalkavan destekli cerrahi müdahaleye rağmen liderliği kaptırmayarak bir kez daha sistemi bozdular!!!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: