-
Sis Sarmış ufuklarını senin gene inatçı bir duman, beyaz bir karanlık ki, gittikçe artan ağırlığının altında herşey silinmiş gibi, bütün tablolar tozlu bir yoğunlukla örtülü; tozlu ve heybetli bir yoğunluk ki, bakanlar onun derinliğine iyice sokulamaz, korkar! Ama bu derin karanlık örtü sana çok lâyık; lâyık bu örtünüş sana, ey zulümlér sâhası! Ey zulümler sâhası…
-
Devletin ve ülkenin tüm olanaklarını on yıllardır babamirası gibi kullanıp, vergi afları ve örtülü ödeneklerle “beslenen” üçİstanbullunun; “eşit şartlarda mücadele”şövalyeliği göstermelerini elbette beklemiyorduk, zira biliyorduk ki ülkemizdesportif mücadele diye yutturulan şey aslında “hazineden” daha çok pay koparmasavaşıdır. Ve bu savaşın liderleri de, özellikle son yıllarda, mafyatik işadamları ya da mason localarının saygıdeğer üyeleridir. Trabzon’un Hidro
-
Olimpos’u Bilmeyen Spor Bakanı! Spor Bakanı Suat Kılıç, Londra’da yaptığı bir konuşmada, Olimpiyatların neden Türkiye’ye verilmesi gerektiğini anlatırken pot sınırlarını obüs topuyla dağıtan bir gafa imza koydu ve tek kurşunla tam üç kuşu uçamaz hale getirdi. Bu masum kuşları şöylece sıralayabiliriz; 1-)Türkiye’nin olimpiyat düşü , 2-) Başbakan’ın Olimpiyat için verdiği büyük mücadele 3-) Sayın Bakanın
-
NEDİR BÜYÜKLÜK? büyüklük yetim hakkı yemekse localarda viskiye dönüşen vergi borcu affıysa büyüklük stadlarda adam öldürmekse; ülkene gelen konukları sokak ortasında koparmaksa hayattan Hakedilmiş bir mutluluğu, makyavel çukurlaşmasıyla engellemekse büyüklük Ve bu ahlaksızlığı bir övgü anısı olarak anlatmaksa, utanmazca; Yoksul ülkemin kaynaklarını ahlaksızca yağmalamak ve paranın gücüyle herşeyi “satın alabilme” iktidarıysa büyüklük, hiç bir şeyin
-
Gazetecilik mesleğinin doğası gereği zaman zaman haber kaynaklarımızca aldatılmak, manipüle edilmek ya da ağızdan çıkan cümlelerin inkarı gibi durumlarla karşılaşma riskimiz hep var. Dostluğuna güvendiğiniz insanlarla ikili görüşmelerde teyp kaydını da ayıp saydığımızdan, artık ayıp sayılmayan kimi “lider” halleriyle kamuoyu nezdinde güven kaybına uğrayabiliyoruz. Buna benzer bir “durum” nedeniyle, Passat Medyası olarak anılan ve Paper
-
MEDYA AHLAKININŞALTERİNİ KİM İNDİRDİ? Kimse indirmedi, o zaten onun normal hali. Osmanlıca yayınlanan gazetelerimizden bu yana, Marko Paşa gibi birkaç istisna hariç , tüm yayın organları varoluşlarını iktidar edenlere yaranma, yalanma , işaret ettikleri yöne doğru havlama ve saçı okşandığında paçalara sürtünme olarak kurguladığı için Ahmet Altan gibi bir modern çağ şövalyesinin “açığa düşmesi” normal.
-
F.BAHÇELİLER NEDEN SEVİNİYOR? UEFA Ve FİFA’nın rüşvet ve benzeri aşağılanmışlıklara tenezzül etmeyeceğine ve her şeye rağmen ahlak ve adaletin galip geleceğine inanan milyonlarca insan, dün NYON’dan bu yönde bir açıklama çıkmayınca haliyle düş kırıklığı yaşadı. Fenerbahçeli olduğu iddiasındaki milyonlarca kişi sevinç çığlıkları atarken, kişisel olarak da epey küfür yedik. F.Bahçeli kardeşlerimiz, mealen, “gördünüz müüü, UEFA
-
Fenerbahçeli “sanal” arkadaşlarımdan biri, Rıdvan Dilmen’in Rize’de katılacağı “spor ve ahlak” (evet, spor ve ahlak!) paneline tepkiler üzerine katılmaktan vazgeçmesini TS’lilerin tehditlerine yorarak, “bu durumda Sedat bey siz de Kadıköy’e iznimiz olmadan gelemezsiniz” anlamına gelen şeyler yumurtladı. Her gün Kadıköy’de olduğum için tehdit dolu cümlesini ciddiye almadım haliyle, ama medya denen yalan makinemizin “dolduruşa getirdiği”
-
Bölücü” Hürriyet… Arkadaşlar Hürriyet gazetesinin kepazeliği ile ilgili herhangi bir haber göremedim sitemizde. Acaba gözden mi kaçtı bilemiyorum ama son derece önemli bir konu diye düşünüyorum. Açıkçası Hürriyet denen gazete müsvettesinin bu tutumu beni fazlasıyla rahatsız etti. Yapılan bu terbiyesizliğe, edepsizliğe kayıtsız kalmamalıyız. Bahsi geçen Hürriyet gazetesinde ki manşetle ilgili Sedat TUNALI’nın yazısı. (İlgili kısmı
-
AZİZ YILDIRIM’IN YÜZÜ… Takvim Gazetesi şike-çete davası sanığı Aziz Yıldırım’ıncezaevine girmeden önceki son fotolarından biriyle cezaevinden tahliye olurkençekilen fotoğrafını yan yana koymuş. Neresinden baksan düşündürücü… Aziz Yıldırım’ın yüzüne yansıyan ifadenin imrenilecek biryanı olmadığını hepimiz biliyoruz. Cezaevindekidüzenli yaşamın zahire yaptığı olumlu katkı da kolayca görülebiliyor. Ama AzizYıldırım gibi lider karakterdeki insanların bedenleri değil ruhları yara alır,Yıldırım’ın
-
TOPAL ADALET Nihayet tünelin ucu göründü. Biz Trabzonsporlular icin felah’a işaret olan aydınlık, şikeden kirli pasli tahliyeye sevinenler için ise adeta lokomotif ışığı. Bu kahredici ışık onlari ezer ve geçer. Malumaniz eden bulur demişler. Şike süreçi zor ve meşakkatli geçti. Çok sinir sahibi olduk ama hasım sahibi olmadık çok şükür. Dik durduk ve de diklendik.
-
Şike-Çete Süreci ve Trabzon Barosu-2 Kerim Korcan’ın eşsiz eseri “Tatar Ramazan”ın Melih Gülgenyönetmenliğinde beyaz perdeye aktarılan filminin en “can alıcı” sahnelerindenbirinde, Tatar Ramazan herkesi haraca bağlayan çetenin reisi Abdurrahman Çavuş’u cezaevi avlusunda tek bir hamleyle öldürür veparmaklıklar ardından kendisini izleyen cezaevi müdürü ve gardiyanlaraseslenir; “burada vurulacak tek bir adamvardı, onu da ben vurdum” Trabzon Barosu’nun