-
Bu haklı yenilginin tek faturasını kaleci Tolga Zengin’e çıkaracak değiliz elbet, ama en sonda söyleyeceğimi en başta söylemezsem bir yerim şişer, şişmeyelim: Tolga Zengin asla büyük takım kalecisi değildir, olacak hali de yoktur. Kimse gençtir filan demesin, Real Madrit kalecisi Caillas’la Tolga’nın yaş farkı mı var?Trabzon defansının kaç maçtır s.o.s verdiğini cümle alem görüyordu
-
Türkiye’de her alanda olduğu gibi spor basınında d; bedeli bastırılmış kişilik, beklentisi ikbal olan türlü üç maymun bukleleri izlemek mümkün. Eski ve yeni neslin popüler isimlerinin ortak özelliği, yaşanılan ortamı iyi “okuyup” kimsenin, özellikle de güçlü cemaatlerin kuyruğuna basmadan kendi ikbal gemisini yüzdürebilme gayretkeşliğidir. Beni diğer spor yazarlarından ayıran, ki buraya bir hatırlatma gider şimdi,
-
Koca şairle 10 yıl öncesine kadar Kadıköy sokaklarında sık karşılaşırdık. Ayak üstü kısa sohbetlere ve kısa cümlelere alıştırmıştı bizi, her biri doyumsuz bir tat..Mış meğer, bugün acısı düşünce içimize anladık. Yüzlerce şiir bıraktı geride, Türkçemize armağan edilmiş binlerce saygın dize..Fazıl Hüsnü Dağlarca’yı anlatmak bizim haddimiz değil elbet, bilir, önünde saygıyla eğiliriz..Güle güle Anadolu Çınarı, güle
-
Yıllardır bu oyunu izler dururum. Bu akşamki sözde ümit takımımı kadar kendini bir şey zanneden, rakibini ciddiye almayan, birbirinden kopuk ukalayı bir arada izlemedim. Fatih Terim kontenjanından takımda yer bulan isimlerin en “Maradona”sı, sanırım sizler de hak verirsiniz, Caner’di. Aldığı bir topu olsun tek top oynamaz mı bir futbolcu? Bu nasıl bir egodur ki, “üzerinden
-
Usta yazar Oktay Akbal 1946’da yazdığı “önce ekmekler bozuldu” adlı kitabında ikinci dünya savaşı gölgesindeki bir delikanlının tüm duyarlılıklarını dile getirir. Naiv ve sürükleyici öyküler bütünü bu kitabı okumanızı tavsiye edip bugüne gelelim.Fotoğrafımız; fonda ilkeler ve endüstriyel futbol, sahnede 4 figür varDemirören, Sağlam, Denizli ve BeşiktaşFigürlerin karşısına birer cümle yazalım şimdi.Demirören: Ben varken Denizli BJK
-
8/10/2008 · “Adam gibi adam” söylemi çok sık kullanılır olduğundan, aklıma bir “adam” düştü, evet Recep Yazıcıoğlu: En Klas Trabzonsporlu İlk tanışmamız benim Kanal D muhabirliği günlerimde oldu. Erzincan’da yapılanları yerinde görmek için davet edilen bir grup gazeteciden biri de bendim ve maalesef bu davete icabet gösterememiştim. “Kınalı, sen misin?” İstihbarat masasında çalan dahili telefonu
-
07 Ekim 2008 Salı Çok az seyirci vardır Beşiktaşlılar gibi vefa duygusu zengin ve hesapsız olan. Ve çok az taraftar, sahada takımı kadar mücadele eden… Düzgün adamları çok seviyorlar mesela. İsterse siyasi olarak tribün fotoğrafının çok uzaklarında olsun bu ‘adam’lar. Kazım Koyuncu’yu da aynı gönül potasında erittiler Kazım Kanat’ı da. Emin olun Ernesto’nun da bir
-
Tarih: 05.10.2008 Lig Tv’nin Trabzon ve Trabzonsporluları çok ciddiye almadığını bu maçta bir kez daha gördük. Çok kritik birkaç Trabzon atağı ofsayt gerekçesiyle kesildi ve Lig TV kameraları bu pozisyonların tekrarını yayınlamaya lüzum görmedi. Yakışıyor Lig TV’ye, devam etsinler.. Trabzon takımı ilk yarıda geliştirdiği tek kanat akınında golü bularak, aslında ne yapılması gerektiğini de gösterdi.
-
Tarih: 03.10.2008 Saat: 09:24:14 (2250 okuma) En sona söyleyeceğimizi en başa çekelim de, yazı okumaktan çok da keyif almayan okurlarımıza bayram kolaylığı sağlayalım; Bir kişiyi gözümüzde değerli kılan Trabzonlu oluşu değil, Trabzonporlu oluşudur. Trabzonsporlu derken de, alavere dalaverelerle orta sahadan üçlük sokma peşindekileri kasdetmediğimizi de ekleyelim, ne olur ne olmaz..Etraf sahte Trabzonsporlu kaynıyor..Geçelim asıl konuya.
-
Monday, September 29, 2008 “Hukuklu” arkadaşlarımın çokluğundan olsa gerek, okul yıllarımda İletişim Fakültesi dışında İstanbul Hukuk’un koridorlarında da sık bulurdum kendimi. Sahne şu; Şu sıralar Kadıköy Adliyesi’nde Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapan ele avuca sığmaz Trabzonlu ve Trabzonsporlulardan tek vuruş üstadı Selahattin Aydoğdu ile birlikteyiz ve panoya asılan sınav sonuç çizelgesinden “Selo”nun aldığı notu öğrenmeye
-
Sunday, September 28, 2008 Trabzonspor “büyük” olmanın gereklerini taşıdı Avni Aker çimlerine. Önce yüzde yüzlük 3 pozisyonu kaçırdı bordo-mavili takım. Sonra örneği az görülen bir şans golüyle geri düştüler. Ama oyunu yenik götürdüğü dakikalarda bile bu maçı asla bırakmayacağını ve liderlik fırsatını tepmeyeceğini dosta düşmana gösteren bir hırs ve arzu sanki elle tutulur gibi çökmüştü
-
Trabzonspor “büyük” olmanın gereklerini taşıdı Avni Aker çimlerine..Önce yüzde yüzlük 3 pozisyonu kaçırdı bordo mavili takım.Sonra örneği az görülen bir şans golüyle geri düştüler. Ama oyunu yenik götürdüğü dakikalarda bile bu maçı asla bırakmayacağını ve liderlik fırsatını tepmeyeceğini dosta düşmana gösteren bir hırs ve arzu sanki elle tutulur gibi çökmüştü Avni Aker çimlerine. Colman’la gelen