-
Avni Aker bir güzel insan, öğretmendi. Stada O’nun ismi verilmeden önce de futbol bu şehrin varoluşunun ve oligarşiye isyanın yoksul ama mağrur kalbinin attığı yerdi. Babamın omuzlarında 6-7 yaşlarında girdiğim o düşler tarlasının adı Trabzon Şehir Stad’ydı. Futbol ekranlara düşmemişti henüz, Stada gidemeyenler için en yakın dosttu radyo, Radyo bir başka maçı anlattığı sırada yayın
-
Kabul edelim ki, A. Yıldırım bir “resim” olarak ekranlara çok yakışıyor. En son NTV’de konuk olarak aldığı üç gazeteciyle konuşurken de ekranı doldurduğunu ve üç misafirini karizma olarak ezdiğini söylemeliyiz. Misafirlerinin terbiye görmüş efendi çocuklar olması da kendisi için bir avantajdı elbette, ve fakat yine de bu kadar ezmese iyiydi! AY’nin ekranda söyledikleri arasında “yeni” bir
-
Bölünmenin eşiğinden döndük. Her türden eleştiri, yorum, kızgınlık, öfke, biat, sadakat, isyan, direniş, bekle-gör demokratlığı, sinik kesimler, solun felç hali, sağın sokağa sahip çıkışı, 14 yıl birlikteydiler ama, ne istedilerse verdiler vesaire vesaire… Bölünmenin eşiğinden döndü Türkiye. Bu darbeyi planlayan aklın; ilkokul mezunu ezgin ve hakir bir ruhun kafasından çıkamayacağını haşhaş uçuğu zihinler ve özel
-
Romantik sayılırım evet, Evet zaman zaman romantizmle hayalcilik içimde bir yerlerde buluşur, hiç olmayacak şeyler kıraathanesinde keyifle aynı çayı yudumlarlar. Bildiniz, çay keyfi sonrası kendimizi Karadeniz’in hırçın sularına sırtüstü bırakır, bizi unutulmuş hazlar sahilinden kıyıya vurmasının düşünü kurarız. Bekleyenimiz yoksa da izlerimiz tesellimizdir artık. İzlanda 323 bin kişiyi barındıran bir ada devleti. Trabzon kadar, Rize’den
-
Yıllar önce ODTÜ kökenli bir akademisyenin, Türkiye’deki taraftar profili üzerine yaptığı bir araştırma ya da tez çalışmasını okumuş ve ülkemizdeki iktidar kuyrukçuluğunun ulaştığı boyuta hayret etmiştim. Üniversite yıllarımın en “haşin” dönemleri olduğu için, bu araştırmaya gereken ‘değeri’ veremedim ve maalesef kişisel arşivime ekleyemedim. O yıllarda (90’lı yılların başı) internet de dünyamıza dahil olmadığı için ne
-
Sayın Ersun Yanal; Sanmayınız ki, bir medya ezberi olarak söylenegeldiği gibi yalnızca bir futbol şehrine geldiniz ve bu kent salt futbolla yatıp futbolla kalkar.. İhtimaldir ki içinde bulunduğunuz uçak Trabzon havaalanına iniş için alçalmaya başladığında o yemyeşil dağların üzerinde siluetler görmüşsünüzdür . Sayın Yanal, fark edebildiniz mi bilmiyorum ama o siluetlerden birincisi , Roma İmparatorluğu’na
-
Avrupa basketbolun zirvesine bir Türk takımının bayrağını dikmesine ramak kaldı, malum. Fenerbahçe uzatmaya giden finalde Rus rakibi CSKA Moskova’ya 101 – 96 kaybederek bu büyük yarışı 2.lik kürsüsünde bitirdi. Meslek büyüklerimizden Özgen Acar’ın köşesindeki “Fenergarden” başlıklı yazıyı görünce, son anlarını bir radyodan dinlediğim finale geri döndüm. Maçın son anlarını, haliyle büyük bir heyecanla anlatan program
-
(Önnot: Bu fıkra yazıldığında şampiyon resmen belli olmamıştı) Öyküsü ta Bizans döneminden başlayan mavi- yeşil rekabeti üzerine kurgulanmış sporumuz, aradan geçen yüz yıllara rağmen hala “spor” düzeyine ulaşamıyor ve ulaşacak gibi de durmuyorsa , Nazım ustanın dediği gibi “kabahat senin, – demeğe de dilim varmıyor ama – kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!” Rekabetin, doğası
-
200’lük bir doç’un kasasına sıralanmıştık; Torpido Murat, Çift motor Zeki ,Gugudali Ali, Pilli bir de ben, Selo… Plakanın hemen üstündeki çıkıntıya basan 5 çocuktuk, çocuk derken Torpido 60-70 gelirdi, şoför Torullu Koreli Ali abinin askerden yeni gelmiş oğlu, hiç birimiz adını bilmiyoruz, mahalleye yeni taşınmışlardı. Muhtar Asım amcanın köşedeki evinin ve dik yolun başında birer
-
Futbola ayırdığı para ile başarı makası en açık ülke olan Türkiye,; UEFA , CAS ve İsviçre Federal Mahkemesi’nce onaylanıp arşivlenen ve geri dönüşümsüz şekilde belgelenen Şike sonrası, FAİR PLAY RUHUNU yok etmek için de harekete geçti. Skandal, TFF’nin organizatörlüğünde gerçekleşen Coca Cola Gelişim Liglerinde yaşandı. Sıkı durun şimdi. 5 şampiyon takımın da aralarında bulunduğu 12 takım,
-
3 Temmuz süreciyle başlayan skandallar dizisinde öyle bir noktaya geldik ki, hırsızın hiç suçu yokmuş meğer. Şikeci olduğu mahkemece tescillenmiş kulüp başkanı toplumun en muteber figürlerinden biri olarak en azından kendi camiasından itibar görmeye, tescilli bir şikeci olarak kapısından bir geçmemesi gereken spor alanlarına imparator edasıyla girmeye ve sağı solu tehdit etmeye devam edebiliyor. Tüm
-
UEFA, kendi talimatlarına uygun olarak Fenerbahçe’yi 3. Lige, diğer şikecileri de alt liglere düşürse bile, üzerindeki şikeci dostu ve işbirlikçisi gölgesi Platini’nin sonu olacaktır. Cas’ın gerekçeli kararının açıklanmasının ardından pek çok kuşku bulutu da dağıldı. Kişisel olarak Fransa tarihinin en büyük sendika önderlerinden “namuslu” bir babanın oğlu olan Platini’nin “kirli” işlere prim vereceğine hiç ihtimal