-
1204’te Katolik latin işgaline uğrayan İstanbul’dan kaçan Ortodoks Komnenos ailesi aynı yıl Trabzon Rum İmparatorluğu’nu kurdu. Bizans’ın en köklü ailelerinden birine mensup olan Aleksios Komnenos’un kurduğu imparatorluk, 1461’de Fatih’,in Trabzon’a girmesiyle siyasi olarak son buldu. 1461’den bugüne tarihi süreçte Osmanlı, şehri boşaltan Ortodoks Bizans bakiyesinin yerine imparatorluğun pek çok noktasından “kontrol edilmesi zor” şaki ve
-
Ersun Yanal’a neden karşı çıktığımı anlamaktan aciz kişilere ne desek anlamsız. Camiaya saha sonuçlarına endeksli bir değerler dünyası dayatanların hep karşısında olduk, bundan sonra da olmaya devam edeceğiz. Yanal’ın 2001 teşvikinden kendine de pay ayırdığını hiçbir zaman iddia etmedim, kişisel olarak bu tür bir savruluş yaşayacağına da inanmıyorum. Hatta bazı aklı evveller EY’yi eleştireceğim diye
-
Ve Hakan Ünsal Ve Rıza Veya “Men de tutam ona diyem müselman*” Trabzon takımının Mersin İdmanYurdu’nu 3-1 yendiği maçın sonrasında Hakan Ünsal devlet televizyonundan Rıza Çalımbay da soyunma odasından hadlerini aşan cümleler savurdular. Bu ikilinin Hakan Ünsal olanı, güya TS’li futbolcuları savunuyormuş maskesiyle Vahid Halilhodziç’e “Terbiyesiz adam, sen kimsin” hakaretini dillendirdi. Halkın parasıyla yayın yapan
-
Volkan Konak Öfkesi Eski dostumdur sayın Konak. Çok şey paylaştık bir dönem. Sonra O’nun çevresindeki değişime ayak uyduramayacağımı anlayıp biraz geri çektim kendimi. Birkaç yıldır tek kelime etmişliğimiz yok. Konak’ı eleştirmek isteyen için malzeme sıkıntısı yok. Sanatçı yönünün erozyona uğrayıp, tecimsel kaygıların çok belirleyici olduğunu söyleyebiliriz, ki, bu ekiskliği kendisi de söylüyor zaten, sanırım çözüm
-
AYM’NİN FB “TUTKULU” BAŞKAN YARDIMCISI Çıkarıldığı 5 ayrı bağımsız kurul / mahkeme tarafından da “şikeci” olduğu hükme bağlanan; “Biz asla şike yapmadık”tan, “adil yargılama istiyoruz”a; “CAS NAMUSUMUZDUR”’dan ağlama duvarlarına sürüklenen Fenerbahçe’nin sahipleri, şimdi de Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru haklarını kullanmışlar. Hukukun H’sinden az biraz haberdar herkes, AY’nin sabitleşmiş hükmünün infazından başka yolu kalmadığını biliyor. Bu
-
1461 daha Serkan Kılıç öngörüsüyle 1461 olmadan, bir mahalle (benim de mahallem sayılır=Değirmendere) takımı olarak çıktı yola. Serkan Kılıç liderliğini evrensel değerlerle harmanlayıp sahaya süren bir akıl vardı orta yerde. Bu aklın rehberliğinde açık denizlere açılan geminin kaptan köşkünde Coşkun Kantekin ve birkaç arkadaşı oturuyordu. “Yetenek” kavramını sadece ayakların hüneri olarak gören hakim zihniyeti elinin
-
Bir türlü uyku tutmayan gecelerimiz vardı. Yabani hayvan ve kuş sesleriyle o düşü kurulan sesler kakafonisi, atmosferin zinos çığlıkları gibi birbirine karıştığı çocukluğumuzun soğuk kış gecelerinde , köze oturtulmuş tuğla ile yatağımızı ısıttığımız, el işi yorganların altında sabah zor ettiğimiz karanlıklarımız… Gün açtıktan sonra da geçmek bilmezdi zaman. “Yukarki” köylerden Pazar yolcularını toplayan burunlu fordun
-
Aranızda olamayıp kalbi sizlerle birlikte atan milyonlarca kardeşinizden biri de benim. İnsanlığa değer katan en yüce duygu olan haksızlığa ve gücün dayatmasına isyanın başkentindesiniz. Arnavut taşlı yollara ayak izini düşüren kardeşlerim, aslında ben de sizinleyim. Bak! senin sıranın en solunda yürüyorum ben de, ve en arka sırasnın tam ortasındaki de benim. Ruh kardeşliğidir bizimki ,
-
« 200 yıl boyunca toprağı, ailesi, ve özgür olma hakkı için savaşan Yerli halka şöyle dedik: “İndir silahını arkadaş gel birlikte oturalım. İndirirsen eğer silahını arkadaş senle barıştan söz ederiz, senin hayrına anlaşırız birlikte.” Silahlarını indirdiklerinde onları katlettik biz. Onlara yalan söyledik. Onları topraklarından koparmak için kandırdık. Onları açlığa mahkûm ettik ki antlaşma dediğimiz ama
-
MEHMET AKİF´İN OĞLU KAPIMI ÇALDI VE… Yaşanan bu sahipsizliği ve arkasındaki dramı anlatan en acı örneği örneği ise Gazeteci-Yazar Çetin Altan, 2006 yılı başlarında SkyTürk´te bir bayram sabahı katıldığı programda açıkladı. Altan, çıktığı programda Akif´in oğluyla ilgili hatırasını anlatırken, ekran başınaki milyonlarca kişi duydukları karşısında isyan ederek, gözyaşlarına boğuldu. Çetin Altan, Mehmet Akif´in oğluyla ilgili
-
TT Arenaya asılan iki pankart vardı, birinde şikeciler bir kez daha teşhir ve rezil edilirken, diğerinde de konuk Trabzon’a Juventus başarısı dileniyordu. İki takım elele tribünleri de selamladı, bu da güzel , lakin başlama düdüğüyle herşeyin biteceğden ve korakor mücadelenin başlayacağından kimsenin şüphesi yoktu, tabi şikecileri bilemiyoruz, işletim sistemleri farklı,malum Maç öncesi olası kadro
-
Yaygın medya ve Şike çetesinin TFF’ nin de işbirliğiyle Şike rezilliğini örtme çabasının en önemli argümanlarından biri de “güzel oyun” geyiği, malumunuz. Etrafına iyi bak sevgili okur, Trabzonspor üzerine kalem ve dil oynatanların kahır ekseriyetinin; O her seferinde Trabzon camiasına kurumsal hakaretler eden ; Gerek Şenol Güneş gibi Teknik Direktörüne gerekse de Sadri Şener gibi