-
Halis Özkahya maça öyle bir başlangıç yaptı ki, çaldığı penaltı sonrası içime “tartışmaların etkisinde kaldı” kuşkusu düştü.Pozisyonun tekrarında gördük ki Ali Turan ligdeki neredeyse tüm savunma oyuncularının yaptığını yapmış ve rakibini formasından çekmiş. Topa doğru hamle yapan rakip oyuncunun dengesini bozmanın penaltı olduğunu biliyoruz, hareket 9 kusurlu hareketten biriydi evet, ama istediğimiz hakemlerimizin bu “penaltı”ları
-
SELÇUK DERELİ HALİS ÖZKAHYA VE TRABZONSPOR Niyetimiz asla komplo teorisi üretmek değil. Tüm Türkiye’nin gördüğünü görmeyen Selçuk Dereli konusuna fazla girmeyeceğim. Trabzon’un “bariz” penaltısını vermeyerek, bir yönüyle ve en basit haliyle “neden vasat altı hakem olarak” kaldığını ilan ederken; bir yönüyle de Trabzon’un kopup gitmesine engel olan “eleman” kıvamı görüntüsüyle pek çok “büyüğü” mutlu ettiğini
-
Trabzon – Sivas En sonda söyleyeceğimizi en başa alalım. Hafta içi yazımızda, bu maça atanacak hakemin, merkez hakem kurulunun tiyneti hakkında ip uçları vereceğini anlatmaya çalıştım. Selçuk Dereli “atamasını” duyunca da, anlamıştım ki bu maç “beraberliğe” bağlanmış. Ulusoy’un adamı olarak “bilinen” ve bundan ziyadesiyle sıkıntı duyan Selçuk Dereli, oyunu sıfır sıfıra bağlayarak, aslında Ulusoy’un değil,
-
Tümünü yanıtla 2 Trabzon maça o kadar kötü başladı ki, maçı kazanacağından hiç şüphem kalmadı. Zira bordo mavili takım bu sezon sadece bir maça iyi başladı, malum Beşiktaş kupa maçı, ve onu da kaybetti malum. Selçuk’un maç öncesi nükseden sakatlığı, Yattara’nın; Umut’un, Gökhan’ın kendi kalitelerini inkar eden forvet performansları, Colman’ın deplasman verimsizliği, sahanın en “klas”
-
İlk gençlik yıllarım, Trabzon’da meşhur mahalleler arası turnuvalardan birinde, şimdinin Gençlerbirliği tesisleri olan sahada sanırım yarı final maçında 13 gol birden atmış ve, haliyle, turnuvanın gol kralı olmuştum. Merak edenler olacak, finali 3-2 kaybettik. O maçı izleyen eski profesyonellerden ve “ağır abilerden” biri, benim çok farklı yeteneklerim olduğunu söyleyerek yakın zamanda yapılacak olan Trabzonspor alt
-
11/11/2008 · “Piyasada” belki yüze yakın Trabzonspor yazarı var, malum. Çoğunluğu, moda ifadeyle “çakma” Trabzonsporlu olan bu isimlerin hiç birinden, şehrin vizyonuna uygun açılımlar beklemiyoruz, en azından ben beklemiyorum. Zira, popüler olan “Çakma Trabzonspor yazarlarının” neredeyse tamamının cemaziyülevvelerini(*) bildiğim için bu tür alıkça beklentiler içinde olmuyorum, haliyle.. Ki, bu isimlerin çoğunun, ucunda bir “ışık”(*) görme
-
2/11/2008 · BU TAKIM LİDER!Trabzonspor iyi futbol oynamıyor evet,Trabzon’un hala çook eksiği var, ona da evet,Bazı oyuncular hala asıllarıyla değil 2.dublörleriyle sahne alıyor, ona da evet. Peki bu takım nasıl oldu da bu ligin lideri olabildi?Hakemler yardım etti desem, geri nahiyelerinizle güleceğinize eminimRakipler ciddiye almadı desem, her rakibin kasaplaşmasına en çok şahitlik eden de Trabzonsporlular
-
7/11/2008 · Dünyanın klasik derbi tanımlarının hiç birine sığmayan nevi şahsına münhasır derbimiz, Arsenal ve Benfica eskizleriyle iyice bilenen iki İstanbullunun kapışmasıyla bir kez daha ülke gündemimize oturacak. Hatta oturdu bile. Oysa, Türklüğümüzden olsa gerek, Arsenal beraberliği ya da Benfica galibiyetlerinin, 40 derbiden daha fazla toplam kazanım olduğunu anlayabilecek bir duruşa hala sahip değiliz. Şu
-
İngiliz yazar Blessington (1789-1849)’un aşkı tanımlayışı ile girelim yazıya. Yazara göre aşk; “Fransa’da komedi, İngiltere’de trajedi, İtalya’da Opera Almanya’da melodramdır” Yazarın bu senteze hangi verilerle ulaştığını kendisinden başka kimse bilemez, bilmemeli de zaten, bir yazarın şifreleri kolayca çözülebilseydi mesela, ölümünden 159 yıl sonra, Trabzon’un bir köyünde doğmuş sıradan bir ademoğlu’nun yazısında ne işi olurdu?
-
Fatih Tekke gibi kimseye eyvallah etmeyen, karşısında değil imparator kainatın efendisi de olsa kendi duruşunu bozmayan ve biat etmeyen bir yapısı mı var mesela Yıldız’ın da? Dışardan bakıldığında hiç de öyle bir havası yok. Rakipleriyle boğuşurken yediği tekmelerin hesabını tutmaya makine gerek, buna rağmen (bir iki su kaçırmayan küçük çatlak hariç?) ne çirkefleştiğine tanık
-
Beş gollü yenilgiye rağmen bu sezon Fenerbahçe’yi ilk kez top oynamaya çalışırken ve hatta oynarken izledik. Üst üste gelen şok gollere rağmen oyundan kopmayan Fenerbahçe; özellikle Semih ve Guiza’nın önderliğinde sürekli golü kovaladı ve azımsanmayacak sayıda pozisyon buldu.Fenerbahçe’nin asıl sorunu saha içinden çok yedek kulübesi ve yönetim anlayışında saklı. Marco’nun gitmeye zorlanması ve Emre’nin
-
Futbolu çağımızın en popüler kitle sporu kılan ilk ve en büyük neden, bu spor üzerine hemen herkesin söyleyecek bir sözü, savunacağı bir iddiası olma kolaylığıdır. İşin ilginç yanı, hemen her görüşün elle tutulur argümanlara da sahip olabilmesidir.. Bu giriş şundan; beni az çok takip edenler bilir ki; Galatasaray – Trabzon maçının bir numaralı müdahili