-
31 Ağustos 2008 Pazar Zico sonrası pek çok güzelliğini kaybeden Fenerbahçe’de futbol olarak olmasa da hala bazı güzelliklere tanık olabiliyoruz. Fenerbahçe, Zico sonrasının dip yapan oyuncularından Uğur’un ortasına yükselen Güiza’nın kafa pasına Semih’in dokunuşuyla ikinci golünü kazandı. Bu gol sonrası Semih’in, ‘goldeki en büyük pay arkadaşımındır’ edasıyla Güiza’ya doğru koşup ona moral vermesi, her tür
-
30 Ağustos 2008 Cumartesi, 13:44 Oyun Trabzon’un hakeme kurban giden Umut golüyle başladı. Belli ki suni çim hakemleri de etkilemiş. Yoksa bir hakem en kolay pozisyonda böylesi bir pozisyonu nasıl olur da görmez!? Ankaragücü, belli ki Trabzon’un büyüklüğünü kabul etmiş. Böyle olmasa kendi sahasındaki maça kontratak düşüncesiyle çıkmaz ve 1 puana razı bir takım fotoğrafı
-
28 Ağustos 2008 Perşembe, 10:15 Maçı Taraf gazetesinde fanatik Galatasaraylı meslektaşlarımın arasında izledim. Sarı kımızılıların en iyi oynadığı bölümde golü yiyince herkes şaşkına dönmüşken, en başta da baş fanatik Tuncer Köseoğlu, “ofsayt kokuyor” dedim, “kesinlikle değil” dedi Köseoğlu, izledik tekrarını “Vay İ. hakem yaktı bizi” dedik, hep birlikte.. Soru şu; evet hakem kesin ofsayt bir
-
Türk futbolunun efsane isimlerinden Ünal Karaman’dan çarpıcı açıklamalar. 27 Ağustos 2008 Çarşamba, 18:10 SEDAT TUNALI (HTSPOR.COM ÖZEL RÖPORTAJ) Konya Et Balık Kurumu’nda çalışan memur bir babanın oğlu olarak açmış gözlerini dünyaya. Doğuştan yetenekli olduğunu fark etmeden, sokak arası futbolcularının son ‘büyük’ temsilcilerinden biri olacağını hiç aklına getirmeden top kovalamış 13 yaşına kadar. Evin en küçüğü
-
26 Ağustos 2008 Salı, Bir; Bu sezon geçen sezondan daha kalitelli geçecek İki; ‘Dört büyükler’den hiçbiri ‘büyük’ gibi oynamadı, ilk haftanın ‘saha içi büyüğü’ Gaziantep’ti. Üç; Sivas-Kayseri özet görüntüleri; bu yıl Sivas’dan çok Kayseri’yi konuşacağımızın ipuçlarını verdi. Dört; Antalya’nın hocası ilk haftanın en kötüsü, Ankara’nın Kocaman’ı en korkağıydı. Beş; Rıdvan Dilmen’in çok beğendiği Yunus Yıldırım
-
25 Ağustos 2008 Pazartesi Trabzonspor yönetiminin insan üstü çabasıyla maça yetiştirilen Avni Aker tribünlerini dolduran Trabzonsporluların futbol keyfi olarak olmasa da galibiyet keyfi ve oyun heyecanını bolca yaşadığını söyleyebiliriz. De Nigris, Neca ve Özer Hurmacı gibi futbolun “gol” yönüne yatkın ve beceri düzeyi ortalamanın üstündeki oyuncularını kulübeye mahkum eden Ankaraspor Teknik Direktörü Aykut Kocaman beni
-
24 Ağustos 2008 Pazar, 00:25 İki İstanbullu’nun sahne aldığı Cumartesi gecesinden bana kalan Gaziantep’in ‘taş’ gibi takımı ve Denizli’nin Trabzon’da beğenilmeyip postalanan alt yapı ürünü sol beki Çağlar Birinci’nin performanslarıdır. Galatasaray’ın maça neden Arda’sız başladığını anlayamadım. Bir sakatlık söz konusu olsa bile 45 dakika oynayabildiğine göre, maça Arda ile başlar ve ilk yarıda koparmaya çalışırsın.
-
22 Ağustos 2008 Cuma, 13:19 Pekin “seyahati” öncesi madalya hedefi, meşhur ve tarihi Kızılay(*) buluşmasını anımsatıyordu; malum. 555 K, yani beşinci ayın beşinde saat beşte Kızılay’da buluşulacaktı, olimpiyatlardaki madalya hedefimizin bir Kızılay’ı eksikti, eh siz onu 555 P diye okuyun, mesele kalmaz. İşin yazılı kısmı kolay da, uygulamada Türk sporunun yere çakılışına tanık olduk. Hoş
-
20 Ağustos 2008 Çarşamba Eczacılar Odası lokalindeyiz. Trabzonspor eski yöneticilerinden iş adamı Mehmet Küçük, “Eczacı Kemal”, Oda Başkanı Nevzat Abi ve ben briç oynuyoruz. Yenileceğini anlayan Kemal abi ” Yahu biraz sonra 41. yıl yürüyüşü başlayacak, hayde geç kalmayalum” dedi. Mehmet Küçük atıldı; “Bu 41. yıl kutlamasının kime ne faydası var diye düşünüyordum, şimdi anlaşıldı,
-
17 Ağustos 2008 Pazar, 13:43 Ağustos ayı, gurbetteki Trabzonluların delice bir iştahla memlekete koştukları ayın adıdır. Fındığın, karayemişin “ve daha bir sürün”ün senfonisidir Ağustos. Böyle bir Ağustos gününde “Allahın Dağı”nda 35 bine yakın seyirci toplayabilen bir camia sadece kıskanılır, siz bakmayın “4. büyük bis olduk, artıkın Tirabzon yok” komedilerine. Olimpiyat’tan hafızalara bir kez daha kazınan”
-
15 Ağustos 2008 Cuma, 13:12 Biraz öznel çokça da nesnel nedenlerle Trabzon’a karayolu ile gittim. Belki Kuzey’in “memleketini” tanıması için, belki tafrası işlevinden çok sahil yolunun son halini “yerinde” görme isteği, belki Merzifon’dan Samsun’a “vurunca” genze dolan Karadeniz kokusuna duyulan özlem, hasılı Trabzon’dayım 3 gündür. Dakika bir gol bir; yolculuğun sabahında Trabzon Belediye binasının önünde
-
07.08.2008 12:39 Hami Mandıralı ve Tugay Kerimoğlu gibi futbol oyununda “marka” olmuş isimlerle aynı ligde (Trabzon Yıldızlar Ligi) karşılıklı olarak mücadele etme şansı yakalamamın ve elbette bir futbol şehri olan Trabzon’da doğmuş olmamın sağladığı avantajlardan biri de; futbolu az çok biliyor olmamdır. Hoş bırakın beni, 70 yaşındaki güzel annem bile bir maçın ilk 10 dakikasını