-
İşler kötü gidince akıl veren çok olur, malum. Ancak işlerin görece en iyi gittiği dönemlerde bile gerçeği olanca yalınlığı ile ve elbet aklımızın kestiği kadarıyla herkesle paylaşmaya çalıştım. “Gerçek” diye tanımladığımız bu durumu iki boyutuyla gördük hep; Yönetim ve takım. Bu yazıda yönetim penceresinden bakalım; Trabzonspor’un asla bir yönetim kurulu olmadı ya da olamadı. Sadri
-
ŞENOL “BECKENBAUER”İN VAKTİDİR Saha sonuçlarını 7 yaşımdan beri önemserim. Efendinin Hacı Seyfi’nin omuzlarında “Trabzon Şehir Stadı”na girdiğim ilk günden beri aynı heyecanla. Şehrimin kazanmayı sıradanlaştırdığı bir kuşağın içinden geldim, oligarşi takımlarını fark atmadan yendiğimizde sanki berabere kalmış gibi üzülen, diğer Anadolu takımlarına ise “gereğinden” fazla gol atıldığında belli belirsiz üzülen bir kuşaktan. Sonra büyüdük.. Ve
-
İstanbul Karmasını (Milli takım!) Abdullah Avcı Mı Seçiyor? Herhangi bir teknik adamın, kendi ayağına kurşun sıkacağına inanmam, Abdullah Avcı da buna dahil. AA’’nın Milli Takımın başına hangi başarılarıyla “getirildiği” sorusu orta yerde duruyor, kimseyi tatmin eden bir yanıt verilmedi henüz, görünen o ki verilecek gibi de değil. “Bu soruyu sorması gereken medyadır” diyenleriniz oldu biliyorum,
-
Para komidinin üzerinde, ya ahlakınız, haysiyetiniz nerede? Bu haftaki köşeyi, G.Saray-BJK maçında açılan iğrenç ötesi bir pankarta ayırmıştık aslında. Güya, rakip Beşiktaş’ın çapsız ellerce düşürüldüğü çıkmazdan kurtulmak için başlattığı “feda” süreci “Para komidinin üstünde” yazılı bir paçavra ile sarakaya alınıyordu. Elbette ki o bez parçasını sıvayıp o tribüne sokan birkaç Zihni Sinir firarisi “ ileri
-
Kızılay dava savunma: 1-Kızılay avukatlarının tarafıma açtıkları tazminat davasında sadece 5. Maddedeki açıklamaları, yetersizliklerini açıklamaya yetmektedir. Bu maddede, “yanan bu çadırların çok büyük kısmı kzılay’a ait değildir (yani bir kısmı aittir) “ denerek iddia kabul edilmekte; ayrıca bir adım sonrasında da “vefatlar bizim çadırımızda olmamıştır” cümlesiyle, çaresiz bir teselli arayışına girilmiştir. Bölgeye tanıklık eden herkes
-
Her cümlemi Fenerbahçe düşmanlığı olarak okuyan orta-alt zeka, zekası gelişkin olmasına rağmen orta-dip vicdan ve iflah olmaz kompleks taşıyan güruhu bir yana bırakıp, kardeşliği ve sportmenliği “normalleştirmiş” okurlara bir kez daha hatırlatalım; Düşmanlık tanımı zaten komik, ama F.Bahçe’yi epey bir zamandır “idare eden” zihniyete ve bu zihniyetle ham hum şaralop uyum içinde yaşayıp içine sindiren
-
KAN İRİN CERAHAT; EMRE, UYGUN VOLKAN; TEKMİLİ BİRDEN BU SİNEMADA! Günlük rutinin aylar yıllar öncesinden belli olduğu “gelişmiş” bir ülkede gelseydim dünya’ya, ihtimal çoktan elimi ayağımı çekmiştim hayattan, belki bir kalenderi olmuştum belki sessiz bir münzevi. Şu güzel ülkemizin dışında nerede doğsaydım, çok yanım hep eksik kalacaktı, buna iyice emin oldum artık. Şu 3 gün
-
Hiçbir toplumsal sorunun kişiler üzerinden gerçekleşen tartışmalarla eleştirilerle çözüme ulaşacağına inanmam. Haliyle, futbol sahnemizin baş aktörlerinden hakemlik müessesemizin de , kişilere yönelik “çalışmalarla” arzu edilen düzeye taşınabileceğine zerre ihtimal vermem. Buna rağmen geçmiş sezonlarda olduğu gibi bu sezon da, gelecek sezon da isme yönelik eleştiri yanlışına düşmeye devam edeceğiz, zira Cem Papila ve Bülent Demirlek
-
SADRİ ŞENER BAŞKANLIĞI NEDEN BIRAKMALI? Hiç uzatmadan en baştan söyleyelim; Suçsuz olduğu ve Trabzonspor’un Başkanı olduğu için! Sayın Şener’le Çete-Şike soruşturması sürecinde birçok kez konuştuk, birçok farklı mekanda bir araya geldik ve her seferinde kesinlikle camianın kabul edemeyeceği angajmanlara ve ilişkilere girmediğini ve kendisi için en önemli makamın Trabzonspor taraftarının vicdanı olduğunu söyledi. Objektif olma
-
Kemal Ahmet’ten Metin Kaçan’a İstanbul Linç Medyası İki Kemal Ahmet var medya tarihimizde, bilgiler kimi zaman karışsa da , bizi ilgilendiren bir Nazım Hikmet şiiriyle büyük trajedisinden haberdar olduğumuz “muharrir” Kemal Ahmet. Nazım Hikmeti’in “kimi insanlar vardır ki onları hatırladıkça yaşamaklığımdan utanırım” dediği ve ardından enfes bir şiir yazdığı Kemal Ahmet.. “Çulsuz Adam” dı Kemal
-
FAŞİZMİN ŞİKE HÜRRİYETİ! Şike denen ahlaksızlığın ve düşüklüğün, koca bir camia ve kerli ferli “sözde” adamlar tarafından nasıl bu kadar edepsiz ve hayasızca sahiplenilebildiğine aklın sınırları içinde kalarak yanıt bulamadığım için işi iyice deliliğe vurdum! Kısa bir faşizm tarifi yapalım şimdi; “Faşizm, bir ülke ya da bölgenin egemenlerinin, iliğine kadar sömürdüğü tabakalardan bir kısmını kendini
-
Biri Spor Bakanı’nı Uyarsın! “Bişe oldi mi ganki?” Yok, sandığınız gibi değil. Bu kez hükümet, yayıncı kuruluş, adalet duygusunu pazara çıkarmış kimi kurullar ve vicdanını cüzdanına tıkıştırmış medya esnafı marifetiyle unutturulmaya çalışılan şike rezilliği üzerine değil yazımız, bu başka Önce bize ilham veren yazısı için eski TFF Başkanlarından sayın Kemal Ulusu’ya teşekkür edelim. Konu şu;