-
Bu yazıyı “önyargı ile okuyacaklara bir uyarı ile başlayalım. Yaşanılan ya da yaratılan bir çok suni problem nedeniyle şimdiye kadar Trabzon’a maç izlemeye gidemeyen birçok gazeteci, yönetici oldu ve ben bu yabancılaşmaya kalemimce karşı koymaya çalıştım. Trabzon “kavramı” ile başı pek de hoş olmayan; maalesef bir Trabzonlu mafya tarafından kurşunlanan, Trabzonlu Teknik Direktör Şenol Güneş’i,
-
Kamuoyunun Federasyon Başkanı olarak tanıdığı, bildiği, yakın çevresine ve basına yaptığı açıklamaların yakıcı ışığıyla değerlendirildiğinde ise tek hayalinin Fenerbahçe başkanlığı olduğu lapin gibi açık olan Mehmet Ali Aydınlar ve onun federasyonu tarihi bir rezalete imza koydu. 3 Temmuz’da başlayan operasyonun neredeyse bir buçuk ay sonrasına “şaşaalı bir basın toplantısı” koymanın, bu toplantıda uzun uzun konuşup
-
TRABZON’A ÇAKAL YAĞMURU YAĞDI Çocukluğumuzun yağmuruna yakalandım, çocukluğumun yarısını geçirdiğim “gırandaş”ın altından geçiyordum, sağımda en yakın arkadaşımı kaybettiğim Karadeniz’in Beyaztaş’ı, solumda ablamın dibini boyladığı Temel Araz çukuru, yanımda bir insan güzeli sevdiğim, Meydan’a doğru gidiyorduk. Değirmendere Sezai Uzay Sokağın üstüne yüzlerce ayna düşürmüştü yağmur, binlerce çocukluk anısı Mezarlık düzünden el sallıyordu bize doğru, içlerinden geçtiğim
-
Spor yazarlığı yeni yetme muhabirler için bir düş bahçesiyse eğer, bu bahçenin her türden çiçeğini tohumlamış bir üstadın, İslam Çupi’nin lezzet bahçesine düşenlerden biri de ben olmuştum. Staj dönemimim spor müdürü Nezih Alkış’ı spor şefim Oğuz Tongsir’i , merhum Değer Eraybar’ı ve merhum Tayfun Gündoğar’ı sevgi ve özlemle anmadan geçersem , muhabir kelimesindeki -a-
-
Dünya’nın tüm çocuklarının masumiyetine inandığım kadar emin olduğum bir şey varsa o da; Ernesto Che Guevara’nın Dünya denen yerküreye gelmiş en “güzel” birkaç insandan biri olduğuna dair sarsılmaz FenerbahCHEli inancımdır. “Bir devrimci başkasına atılan tokadı yüzünde hissedendir” der CHE, masumiyetin ortak vicdanı olmanın her devrimcinin olmazsa olmazı olduğunu hatırlatarak… “Hiç şansın yok, bunu kullan!” diyen
-
Nereye Emenike ? Daha Karpuz Keseceğidik! Yılın “karanlık” adamlarından biri olan Karabülspor’un “Fenerbahçeli olamayan” oyuncusu Emmanuel Emenike, Rusya’nın Spartak Moskova takımına transfer oldu. Şaşıranlar çok olmuştur elbette, ama ben şaşırmayanlar tarafındayım. Hatta daha fazlası, Emenike’yi yeni “transferler” izleyebilir. İstanbul Adliyesi’nin koridorlarına “kulak kabartanlar” Fenerbahçe yönetiminin adli makamlardan eldeki yabancıların satılabilmesi için “zaman” rica ettiklerine
-
BİR TRABZON TÜRKÜSÜ: YA ADALET YA İSYAN! Trabzon’daki Gençlik Olimpiyatları öncesi Trabzon’a giden ve gözlemlerini okurlarıyla paylaşan usta gazeteci Yavuz Donat, kendisinden önceki yüzlerce, binlerce ziyaretçinin tespit ettiği gibi Trabzonlular için üç şeyin yaşamın vazgeçilmezleri olduğu gözlemini paylaşmış; Din, Vatan ve Trabzonspor! Hürriyet Gazetesinin tüm çabalarına rağmen “şike soruşturmasına” dahil edilemeyen Trabzonspor ve taraftarları açısından
-
“PARİS’TE OROSPULUK GÜZEL SANATLARIN SEKİZİNCİSİDİR” Bıraktığı boşluk dolmayan, dolamayan ve muhtemeldir ki dolamayacak olan büyük yazar ve şair Attila İlhan “Zenciler Birbirine Benzemez” adlı kitabında, esas oğlan Yankoviç’in ağzında şu cümleyi savurur okurlarına: Paris’te orospuluk güzel sanatların sekizincisidir! Konumuz Taraf’ta Neşe Düzel imzasıyla yayınlanan bir avukat , mesleki jargonla bakınca da “kiralık vicdan” röportajı. Avukatın
-
Karabükspor’un “Trabzonlu ve Trabzonsporlu” olduğunu saklamayacak kadar cesur “Eşkıya” lakaplı kalecisi Bülent Ataman (Muhtemelen yeni sezonda Göztepe kalesini koruyacak) , Karabükspor- Fenerbahçe maçı sonrası yaptığı açıklamalarla bir anda gündeme bomba gibi düşmüş , “Fenerbahçe saha içinde de saha dışında da iyi oynuyor” salvosu sonrası harekete geçen Aziz Yıldırım medyası Ataman’ı linç kampanyası başlatmıştı. Bu kampanyanın
-
Hikayeyi herkes bilir; İki devekuşu ordusu çarpışıyormuş, savaşı kaybedeceğini anlayan ordunun komutanı askerlerine ricat emri vermiş ve karşı tepenin ardına kadar kaçarak kafalarını kuma görerek saklanmışlar! Kaçan orduyu takip eden komutan ve kurmay heyeti tepenin ardına ulaştıklarında binlerce devekuşunu mabadları gökyüzüne bakar ve kafalarını kuma gömmüş halde bulurlar ve komutan hiddetle bağırır: Nereye kayboldu bu
-
Şansal Büyüka’nın kim olduğunu soranlar için yazı başlamadan bitmiş demektir, burada bıraksınlar biz bilenlerle devam edelim klavyeden kayığımızla, viya viya… Kendisi meslekten büyüğüm sayılır, mesleğe spor muhabiri olarak başlamıştım ve daha 90’lı yılların başında Şansal Büyüka ismi kendi çapında bir efsaneydi. Fenerbahçeli ve çalışanlarına karşı hep “iyi” olduğu ortak görüş olarak öne çıkardı. Son skandalımız
-
Yıllardır Türk sporuna ve özellikle futbola istediği gibi yön veren İstanbul Spor Basını, Namık Sevik gibi İslam Çupi gibi meslek, ahlak ve kalem erbabının da sahadan çekilmeleriyle gemi azıya almış ve ilk iş olarak “rakip” kavramını iğdiş ederek “düşman” a dönüştürmüştür. Türk gençliğine ve sportif rekabete vurulmuş en ağır darbedir. Fenerbahçe Başkanının da gözaltına alınmasıyla